zenginerki ne demek, nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Türkçe - İngilizce

zenginerki anlamı
isim
1) plutocracy
Sponsorlu Bağlantılar

zenginerki ile en alakalı sözcükler ve anlamı

  • plutocracy:

    İngilizce – Türkçe

    plutocracy anlamı
    isim
    1) plutokrasi
    2) zenginerki
    3) zenginler idaresi

    “plutocracy” için örnek kullanımlar

    The truth is finally out: China is a plutocracy.Gerçeği nihayet çıktı: Çin plütokrasinin olduğunu.Kaynak: theglobeandmail.comTruly, F1 has never been such a plutocracy.Gerçekten, F1 böylesine plütokrasinin olmamıştı.Kaynak: telegraph.co.ukWhen it comes to corporate plutocracy or cronyism, especially in the financial sector, executive pay is a very minor part of the problem.Özellikle finans sektöründe kurumsal plütokrasinin veya kayırma söz konusu olduğunda, yürütme ödeme sorunun çok küçük bir parçasıdır.Kaynak: nationalreview.comBeyond that, the Swiss story took me to a truly revolutionary critique of the current plutocracy masquerading as serious business leaders.Bunun ötesinde, İsviçre hikaye ciddi iş liderleri gibi davrandığından mevcut plütokrasinin gerçekten devrimci bir eleştirisini götürdü.Kaynak: thepeoplesvoice.orgis a plutocracy rather than a democracy since they may believe it is ruled by the wealthy There are always shades of gray in any government.
    Kaynak: Governmentterm as a synonym for rule by the rich for which the exact term is plutocracy , but oligarchy is not always a rule by wealth, as oligarchs
    Kaynak: Oligarchyindividualism , plutocracy , and economic exploitation of proletarian people and proletarian nations , that fascism views as inconsistent
    Kaynak: Bourgeois nationIt typically has stratified social classes , including a large, impoverished working class and a ruling plutocracy that comprises the
    Kaynak: Banana republicThe reformist officers initially named a governing junta consisting of prominent opponents of the Liberal plutocracy, but neither it nor a
    Kaynak: History of Ecuador (1925–1944)The more extreme forms of timocracy, where power derives from wealth rather than honor, may shift in their form and become a plutocracy
    Kaynak: Timocracyof Belgrade, and is the site of numerous villas and mansions owned members of the city’s plutocracy , as well as many diplomatic residences.
    Kaynak: DedinjeIn this case, it is the plutocracy of sugar growers in Florida, and the exorbitant subsidies regularly granted to them by the U.S.
    Kaynak: Strip Tease (novel)Thus, it aimed at helping middle class citizens and involved attacking plutocracy and bad trusts while at the same time protecting
    Kaynak: Square DealLike his immediate predecessors in the Liberal Party, he was considered to be a pawn of “La Argolla” ring”), a plutocracy of coastal
    Kaynak: Gonzalo Córdovaand lesser nobility (Szlachta ), and was designed to curtail the sway of more powerful high nobility/aristocracy /plutocracy (the Magnate s).
    Kaynak: Incompatibilitas

    Devamını Oku
  • bayerki:

    BSTS / Tarih Terimleri Sözlüğü

    bayerki anlamı İng. Plutocracy Alm. Plutokratie Fr.plutocratrie
    Siyasal erkin zenginler elinde bulunduğu yönetim biçimi.

    Devamını Oku
  • varsılerki:

    BSTS / Toplumbilim Terimleri

    varsılerki anlamı İng. plutocracy Osm. hükümet-i agniya, plülokrasi Fr.plutocratie
    Varlıklı katmanın egemenliğine dayalı toplumsal-siyasal düzen.

    Devamını Oku
  • plütokrasi:

    BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü

    plütokrasi anlamı
    bakınız» varsıl erk

    Güncel Türkçe Sözlük

    plütokrasi anlamı
    is. top. b. Varsıl erki.

    Türkçe – İngilizce

    plütokrasi anlamı
    isim
    1) plutocracy

    “plütokrasi” için örnek kullanımlar

    Zaibatsu (Japonca : 財閥, plütokrasi anlamına gelir) Meiji dönemi yle II. Dünya Savaşı nın sonu arasındaki tarihi dönemde Japonya ‘da
    Kaynak: ZaibatsuBununla birlikte tarihte aristokrasiler genelde verasete dayanan plütokrasi şeklinde olmuştur. Bir siyasi hükümet terimi olarak,
    Kaynak: Aristokrasi

    Devamını Oku
  • surreptitious:

    İngilizce – Türkçe

    surreptitious anlamı
    sıfat
    1) kaçamak
    2) gizli
    3) el Altından
    4) hırsızlama

    “surreptitious” için örnek kullanımlar

    Mobile phones make this accessible at the moment, but not surreptitious.Cep telefonları şu anda bu erişilebilir kılmak, ancak kaçamak değil.Kaynak: pcworld.co.nzIn addition to surreptitious pork and chicken they found goat, donkey and water buffalo.Kaçamak domuz ve tavuk yanında onlar keçi, eşek ve manda bulundu.Kaynak: www2.macleans.caTaxpayer money should not fund the surreptitious privatisation of a public service like healthcare.Mükellef para sağlık gibi bir kamu hizmetinin özelleştirilmesi kaçamak finanse etmemelidir.Kaynak: aljazeera.comThe private sector is antsy over the high tax rates which it sees as being a surreptitious betrayal.Özel sektör bir kaçamak ihanet olarak görüyor yüksek vergi oranları üzerinden antsy olduğunu.Kaynak: jamaica-gleaner.comElectronic tag ging is a form of non-surreptitious surveillance consisting of an electronic device attached to a person or vehicle,
    Kaynak: Electronic taggingBlack bag operations (or black bag jobs) are covert or clandestine surreptitious entries into structures to obtain information for human
    Kaynak: Black bag operationA sneak and peek search warrant (also called a covert entry search warrant or a surreptitious entry search warrant) is a search warrant
    Kaynak: Sneak and peek warrantFactitious diarrhea is a condition in which a person deliberately produces diarrhea, most commonly by surreptitious laxative abuse.
    Kaynak: Factitious diarrheaA magic pipe is a surreptitious change to a ship’s oily water separator , or other waste-handing equipment, which allows waste liquids to
    Kaynak: Magic pipeBoth MKULTRA and MKDELTA involved the surreptitious use of LSD and other biochemicals in clandestine operations; MKULTRA was a domestic
    Kaynak: Project MKDELTAincluding the surreptitious administration of drugs (especially LSD ) and other chemicals, hypnosis , sensory deprivation , isolation,
    Kaynak: Project MKUltraThey are designed to protect against some degree of forced and surreptitious entry. History: Image:Best 4B72 Roanoke Logo Padlock.
    Kaynak: PadlockIt is sometimes done in a surreptitious manner. It most usually involves observation of individuals or groups by government organizations
    Kaynak: SurveillanceA single such activity may be called a “black bag operation”; that term is primarily used for covert or clandestine surreptitious entries
    Kaynak: Black operationThe concept of plutocracy may be advocated by the wealthy classes of a society in an indirect or surreptitious fashion, though the term
    Kaynak: Plutocracy

    Devamını Oku
  • eylemden türeme ad:

    BSTS / Dilbilgisi Terimleri Sözlüğü

    eylemden türeme ad anlamı İng. deverbal noun Osm. fiilden müştak isim Alm.Nomen deverbativum, deverbales Substantiv Fr. nom déverbal
    (Derleme.. fiilden isim, fiilden türek isim, fiil soyundan isim, fiilden ad, fiilden türemiş ad) Eylem kökünden yapım ekleriyle türetilen ad gövdesi: Sevgi (sev-gi) , gelmek (gel-mek) , söylenti (söyle-n-ti) , gülüşme (gül-üş-me) vb.

    Devamını Oku
  • isim-fiil:

    BSTS / Gramer Terimleri Sözlüğü

    isim-fiil anlamı
    bakınız» ad-fiil.

    “isim-fiil” için örnek kullanımlar

    En zoru, buraları bırakıp gitmekmiş. (isim-fiil ) Olumsuz hâli : İsim cümleleri “değil” koşacı kullanılarak olumsuz hale getirilir.
    Kaynak: İsim cümlesiFiilimsi: Yarın bize uğramanı istiyorum. (isim-fiil ) Ağlayan çocuğu bir külah dondurma ile teselli etti. (sıfat-fiil ) sıçradım. (zarf-fiil)
    Kaynak: FiilEn son istediğim şey buraları bırakıp gitmek(tir). (isim-fiil ) Bileşik zamanlı fiil : biri eklendiğinde “bileşik zamanlı fiil ” haline gelir.
    Kaynak: Ek-fiilHavaların ısınma sı / tatilcileri sevindirdi. (isim-fiil ) Döndüğünü duyunca / hemen geldim. (zarf-fiil ) Fiilimsiler, cümlede isim soylu
    Kaynak: Birleşik cümle

    Devamını Oku
  • birleşik isim:

    BSTS / Türk Dünyası Gramer Terimleri Kılavuzu

    birleşik isim anlamı
    Azerbaycan Türkçesi: müräkkäb isim ~ müräkkäb ad; Türkmen Türkçesi: goşma aat; Gagauz Türkçesi:katlı adlık; Özbek Türkçesi: qoşma όt; Uygur Türkçesi: qoşma isim; Tat: quşma isem; Başkurt Türkçesi: quşma isem; Kmk: koşma at; Krç.-Malk.: kuralgan at ~ koş at; Nogay Türkçesi: kabatlıat; Kazak Türkçesi: kürdeli esim ~ kurdeli ataw; Kırgız Türkçesi: tataal zat atooç; Alt:: kolboluadalgış; Hakas Türkçesi: hadıl attar; Tuva Türkçesi: narın at ~ narın çüve adı; Şor Türkçesi: *kadıl at ~*kadıl at sözi; Rusça: slojnoye imya

    Güncel Türkçe Sözlük

    birleşik isim, -smi anlamı
    is. db. Birleşik ad.

    Devamını Oku
  • özel isim:

    BSTS / Dilbilim Terimleri Sözlüğü

    özel isim anlamı Osm. has isim Fr. nom propre
    Belli ve tek bir varlığı anlatan ad.

    BSTS / Gramer Terimleri Sözlüğü

    özel isim anlamı
    bakınız» özel ad.

    Güncel Türkçe Sözlük

    özel isim, -smi anlamı
    is. db. Özel ad.

    Devamını Oku
  • isim takımı:

    BSTS / Dilbilim Terimleri Sözlüğü

    isim takımı anlamı Osm. izafet terkibi Fr. rapport d’annexion
    Biri ötekine mal edilen iki isimden meydana gelmiş sözdizimi öbeği. Bizim arkadaş, Arkadaşın evi, Arkadaş hatırı birer isim takımıdır. Buna isim Tamlaması da denir.

    Devamını Oku
Sponsorlu Bağlantılar