vazokonstriksiyon ne demek, nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

BSTS / Cerrahi Terimleri Sözlüğü

vazokonstriksiyon anlamı İng. vasoconstriction
Kan damarlarının büzülmesi.

BSTS / Dölerme ve Suni Tohumlama Terimleri Sözlüğü

vazokonstriksiyon anlamı İng. vasoconstriction
Kan damarlarının daralması.

BSTS / Patoloji Terimleri Sözlüğü

vazokonstriksiyon anlamı İng. vasoconstriction
Kan damarı iç çapının daralması.

"vazokonstriksiyon" için örnek kullanımlar

"Bu metabolitler, hem vazokonstriksiyon yaparak, hem de diğer agonistlerin etkisini arttırarak agregasyonu kuvvetlendirirler." -
Kaynak: AgonistDamar spazmı (Vazospazm veya vazokonstriksiyon) : Damar spazmı, damar yaralanmalarından sonra kanamayı durdurmak için devreye giren ilk
Kaynak: KanHipovolemiyle birlikte venöz kan akımının azalması ve angiotensin-2 aktivasyonu sonucu, taşikardi ve periferal vazokonstriksiyon gelişir.
Kaynak: Gastrik dilatasyon volvulusSağlıklı bir bireyde, vazokonstriksiyon ve vazodilatasyon arasındaki denge, bir yanda endotelinler ve diğer vazokonstriktörler ile diğer
Kaynak: EndotelinBunun yanı sıra AVP, orta dereceli bir vazokonstriksiyon a sebep olarak kan basıncını da artırır. Ayrıca vasopressinin (özellikle beyinde
Kaynak: VazopressinKan damarları genişleyerek (vazodilasyon ) veya daralarak (vazokonstriksiyon ) kanın gerekli bölgelere yönlendirilmesini sağlayabilir.
Kaynak: Dolaşım sistemi
Sponsorlu Bağlantılar

vazokonstriksiyon ile en alakalı sözcükler ve anlamı

  • vazodilatasyon:

    BSTS / Dölerme ve Suni Tohumlama Terimleri Sözlüğü

    vazodilatasyon anlamı İng. vasodilatation
    Kan damarlarının genişlemesi.

    “vazodilatasyon” için örnek kullanımlar

    Vazodilatör vas (Latince ) – damar ve dilatatio (Latince ) – genişleme, esneme , vazodilatasyon a neden olan yani kan damarlarının
    Kaynak: VazodilatörSempatik denervasyon nedeni ile vazodilatasyon gelişir. Horner sendromunun nedenlerinden biri apeks tümörüdür. Genellikle akciğer
    Kaynak: Horner sendromugeçirgenliği (vasküler permeabilite) ve damar genişliği arttığı (vazodilatasyon) için bölge daha fazla aktif olarak kanlanır, yani hiperemi ktir.
    Kaynak: Enflamasyonhipertansiyon, palpitasyon, taşikardi, kalp yetmezliği, vazodilatasyon gibi kardiyovasküler sistemle ilgili; alopesi, ekzema, prurit,
    Kaynak: KetoprofenSağlıklı bir bireyde, vazokonstriksiyon ve vazodilatasyon arasındaki denge, bir yanda endotelinler ve diğer vazokonstriktörler ile diğer
    Kaynak: EndotelinDiğer olası faktörler : Alkol ( vazodilatasyon nedeniyle ) Anemi. Karaciğer hastalıkları ( Karaciğer sirozu, Faktör II, VII, IX ve X eksikliğine
    Kaynak: EpistaksisDiğer vazodilatör ilaçların saç büyütücü etkisi olmadığına göre yalnızca vazodilatasyon yapmasına bağlı olmadığına inanılmaktadır.
    Kaynak: Kellik tedavileriyani vazodilatasyon ve mıde mukus salgısını arttırır. Beyindeki yeri ve işlevi hakkındaki bilgiler daha kıttır; uyku-uyanıklık devrelerine,
    Kaynak: HistaminDamarın içteki endotel tabakası NO sinyaliyle kendisini kuşatan damar düz kasını gevşetir bu da vazodilatasyon ve artmış kan akımı ile
    Kaynak: Azot oksitlökotrien ler) ağrı reseptörlerini hassaslaştırır, kan damarları nın vazodilatasyon una yol açar ve fagositleri özellikle de nötrofil leri çeker.
    Kaynak: Doğuştan gelen bağışıklık sistemi

    Devamını Oku
  • vazomotor:

    BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü

    vazomotor anlamı İng. vasomotor Lat.vas: damar; movere: hareket etmek Alm. Vasomotoren Fr. vasomoteur
    Kan damarlarının duvarlarındaki kaslara gelen, damarların genişleyip daralmasını sağlayan sinirler.

    BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu

    vazomotor anlamı Osm. asab-ı alâkaviye Fr.vaso-moteur
    damar devindiren (sinir) (biyoloji)

    BSTS / Zooloji Terimleri Sözlüğü

    vazomotor anlamı İng. vasomotor Lat.vas,movere Alm.Vasomotoren Fr.vasomoteur
    (Lât. vas = damar, Lât. movere = hareket etmek) Kan damarlarının duvarlarındaki kaslara gelen sinirler olup damarların genişleyip daralmasını sağlarlar.

    “vazomotor” için örnek kullanımlar

    Refleks vazomotor kararsızlık Vazovagal senkop (nörokardiyojenik) Durumsal senkop Karotid sinus hipersensitivitesi Ortostatik hipotansiyon
    Kaynak: Senkop (tıp)Vazodilatasyon işlemini kontrol eden kas ve sinirlere vazomotor denir. Vazodilatörler dokuların beslenmesini ve beyne giden kan akımını
    Kaynak: Vazodilatör

    Devamını Oku
  • stenoz:

    BSTS / Cerrahi Terimleri Sözlüğü

    stenoz anlamı İng. stenosis
    Darlık, bir kanal veya borunun daralması.

    BSTS / Fizyoloji Terimleri Sözlüğü

    stenoz anlamı İng. stenosis
    Herhangi bir kanalın daralması.

    BSTS / İç Hastalıkları Terimleri Sözlüğü

    stenoz anlamı İng. stenosis
    Darlık.

    BSTS / Patoloji Terimleri Sözlüğü

    stenoz anlamı İng. stenosis
    Vücut kanallarının, damarların, kanal biçimindeki oluşumun veya kanala açılan deliğin normal dışı darlığı veya daralması, striktür.

    BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü

    stenoz anlamı İng. stenosis
    Bir kanal veya deliğin daralması.

    “stenoz” için örnek kullanımlar

    İkincisi, aterom yırtılmasa da büyümesi sonucunda damarın daralmasına (stenoz ) yol açabilir. Her iki durumda da damar tarafından beslenen
    Kaynak: AterosklerozNedeni aort veya mitral kapaklarının hastalanması, mitral stenoz, müzmin bronşit veya akciğer hastalıkları, romatizma ve tiroid
    Kaynak: Kalp yetmezliği13mm den küçük çap omirilik darlığının başlangıcı 10mm den küçük çap omirilik stenoz(darlık)basısının başlangıcıdır. Myelopati oluşur.
    Kaynak: Servikal spondilozİlk adım üst hava yolunu, özellikle epiglotiti , hava yolundaki cismi, subglotik stenoz , anjioödem , retrofaringeal abse , ve bakteriyel
    Kaynak: Krup sendromuKarotid stenoz u denilen boyun damarlarındaki daralmalar Doğumla birlikte olan meningomyelosel gibi sinir sisteminin oluşumu sırasında
    Kaynak: Beyin ve sinir cerrahisiOlağan perfüzyon un şiddetli arter iyel stenoz , ateroskleroz , bunlarla birlikte tromboz gelişimi gibi nedenlerle oluşan tıkanmalar
    Kaynak: İnmeenfeksiyonlar, ikinci tip Arnold-Chiari kusuru, serebral akuaduktus atrezi ve stenoz u ve Dandy-Walker kusuru bu durumlar içerisinde yer alır.
    Kaynak: Hidrosefali

    Devamını Oku
  • damara ilgili atrofi:

    BSTS / Patoloji Terimleri Sözlüğü

    damara ilgili atrofi anlamı İng. vascular atrophy
    Bir organ veya dokuya damar sertliği, kan damarlarının daralması veya basınç Altında kalması gibi nedenlerle normalden az kan gelmesi sonucu biçimlenen küçülme, vasküler atrofi.

    Devamını Oku
  • damar kuramı:

    BSTS / Ruhbilim Terimleri Sözlüğü

    damar kuramı anlamı İng. vascular theory
    (Nape) Soğukluk ve sıcaklık duyularının, damarların genişleyip daralması sonucu olarak algılandığını benimseyen görüş.

    Devamını Oku
  • lenf damarı:

    BSTS / Anatomi Terimleri Sözlüğü

    lenf damarı anlamı Lat.vas lymphaticum
    (Anatomi) Lenf sıvısı denilen renksiz veya sarımtırak renkteki sıvıyı toplardamarlara taşıyan damarlar.

    BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü

    lenf damarı anlamı İng. lymph vessel Osm. ev’iye-i lenfiye Lat.tympha: su Alm. Lymphgefässe Fr. veine lymphatique
    İçinde lenf bulunan damarlar.

    BSTS / Zooloji Terimleri Sözlüğü

    lenf damarı anlamı İng. lymph vessel Osm. ev’iyei lenfaiye Lat.lympha Alm. Lymphgefâss Fr. veine lymphatique
    (anlamdaş, akkan damarı), (Lât. lympha = su): Lenfin içinde dolaştığı damarlar.

    Türkçe – İngilizce

    lenf damarı anlamı
    isim
    1) lymphatic vessel

    Devamını Oku
  • hiperemi:

    BSTS / Anatomi Terimleri Sözlüğü

    hiperemi anlamı Lat.hyperemi
    (Anatomi) Kan hücumu.

    BSTS / Fizyoloji Terimleri Sözlüğü

    hiperemi anlamı
    (İng. hyperemia)

    BSTS / İç Hastalıkları Terimleri Sözlüğü

    hiperemi anlamı İng. hyperemia
    Kan hücümu. Deri ve mukozaların aşırı kızarıklığı, kılcal damarların yerel genişlemesi nedeniyle mukozaların şiddetli kanlanması.

    BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü

    hiperemi anlamı İng. hyperemia
    Bir organa veya vücudun bir bölgesine normalden daha fazla kan hücumu nedeniyle o bölgenin aşırı kanlanması, konjesyon.

    “hiperemi” için örnek kullanımlar

    geçirgenliği (vasküler permeabilite) ve damar genişliği arttığı (vazodilatasyon) için bölge daha fazla aktif olarak kanlanır, yani hiperemi ktir.
    Kaynak: Enflamasyonateş, anemi , sarılık , hepatosplenomegali , intravaskuler hemoliz , hemoglobinüri , mukozalarda hiperemi gibi semptomlar dikkat çekmektedir
    Kaynak: Theileriosisfaz: Artan huzursuzluk, inleme, pityalismus’ta artış, hızlı ve güç solunum, mukozalarda hiperemi, abdominal sertlik ve genişleme daha da
    Kaynak: Gastrik dilatasyon volvulusateş, anemi, sarılık, hepato-splenomegali, intravaskuler hemoliz, hemoglobinüri, mukozalarda hiperemi gibi semptomlar özellikle dikkat çeker.
    Kaynak: Babesiosis

    Devamını Oku
  • gırtlak spazmı:

    BSTS / İç Hastalıkları Terimleri Sözlüğü

    gırtlak spazmı anlamı İng. laryngospasmus
    Glottis kaslarının kasılmaya başlayarak gırtlağı kapaması olayı, larengospazm.

    BSTS / Patoloji Terimleri Sözlüğü

    gırtlak spazmı anlamı İng. laryngeal spasm
    Gırtlak kaslarının istem dışı birdenbire ve şiddetle kasılarak iç boşluğunun daralması. Özellikle kedilerde, yabacı materyallerin solunması ve gazlı anesteziklerin verilmesini takiben oluşur.

    Devamını Oku
  • angina pectoris:

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü

    angina pectoris anlamı Lat.angina pectoris
    Göğüs daralması: § “… kalbe giden damarın tıkanması (infarctus) veya daralması (angina pectoris) yüzünden imiş.” -Peyami Safa, Yazarlar-Sanatçılar-Meşhurlar, 147.

    Devamını Oku
  • mikroanjiyopati:

    BSTS / Patoloji Terimleri Sözlüğü

    mikroanjiyopati anlamı İng. micrangiopathy
    1. Küçük çaplı kan damarı duvarlarının dayanıklılığını kaybetmesi sonucu kanama ve proteinlerin damar duvarından dışarıya sızması sonucu tüm vücutta kan akımının yavaşlaması. 2. Küçük kan damarlarını etkileyen bozukluk.

    “mikroanjiyopati” için örnek kullanımlar

    Küçük çaptaki kan damarlarının hasar görmesi sonucunda oluşan mikroanjiyopati aşağıda sayılan komplikasyonlara yol açabilir;:
    Kaynak: Diyabet

    Devamını Oku
Sponsorlu Bağlantılar