pek, (bek (II) ) ne demek, nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Tarama Sözlüğü

pek, (bek (II) ) anlamı
Katı, sert, sıkı, sağlam.

"pek, (bek (II) )" için örnek kullanımlar

Altta neden pek bulamayız ama bazı hastalıklar buna sebep olabiliyor.Why many do not find it at the bottom, but it can lead to certain diseases.Kaynak: cumrapostasi.comSeyircisiz oynanan bir maçın tatsız, tutsuz yemekten pek farkı olmuyor.If a match played without spectators, tasteless meal tutsuz is not much difference.Kaynak: blog.milliyet.com.trOrhan Pamuk aslında Yapı Kredi Yayınları'na pek de yabancı değil.Building Credit Yayınları'na is no stranger to the fact that many of Orhan Pamuk.Kaynak: sabah.com.trPek çok yön tabelasını deviren rüzgar, ağaçları kökünden söktü.Many signpost the direction the wind toppled trees, tore down the root.Kaynak: haber7.comZayıf nükleer kuvvet ya da zayıf kuvvet, pek çok parçacığın ve hatta pek çok atom çekirdeğinin kararsız olmasından sorumludur.
Kaynak: Zayıf nükleer kuvvetEşgüdümlü Evrensel Zaman (UTC), pek çok ülkede baz alınan medenî ve bilimsel zaman 1963 yılında kullanılmaya başlanmıştır. UTC kısaltması
Kaynak: Eşgüdümlü Evrensel ZamanAlpler, Orta Avrupa 'da yer alan büyük dağ silsilesi. İsviçre , Kuzey İtalya ve Fransa 'nın pek çok bölümünde görülür. Avusturya 'nın
Kaynak: AlplerNew Wave (Yeni Akım), müzik alanında pek çok gelişmeyi tanımlamakta kullanılsa da, en yaygın olarak 1970'ler in sonlarında ve 1980'ler in
Kaynak: New WaveSultan (Arapça : سلطان), tarihte pek çok farklı anlamda kullanılmış olan İslamî bir sıfattır. Sözcük olarak "güç", "otorite", "yönetici"
Kaynak: SultanAlbüm , promosyon ve reklamın pek yapılamaması nedeniyle pek ilgi görememiş ve bu yüzden 100.000'in altında tıraj yakalamıştır .
Kaynak: PembeliRüzgar esince metal, tahta veya bambu çubukların birbirine çarpmasıyla böyle pek tatlı, pek huzur verici sesler çıkarıp insanın kendisini
Kaynak: Rüzgar çanıBaşta ekmek ve hamur işleri olmak üzere pek çok gıdanın temel bileşenidir. Genellikle buğday dan elde edilin toza sadece un denir. Arpa ,
Kaynak: UnStratovolkan, pek çok sertleşmiş lav , tüf ve kül tabakasından oluşmuş, yüksek, konik biçimli bir volkan dır. Bu volkanlar dik
Kaynak: StratovolkanMersin - Tarsus 'ta kurulan ve inşaattan telekomünikasyona, medyadan bankacılığa kadar pek çok alanda faaliyet gösteren Türk şirketler grubudur.
Kaynak: Çukurova HoldingTalep piyasalarda, belirli bir mal ve hizmete yönelen, belirli bir satın alma gücüyle desteklenmiş, satın alma isteğidir Kuşkusuz pek
Kaynak: TalepPascal (Paskal okunur) bilgisayar programlama dili pek çok öğrenci ye bilgisayar programlamayı öğreten ve çeşitli versiyonları bugün hala
Kaynak: Pascal (programlama dili)Türkçedeki kullanımı diğer dillere pek benzemez, ne Fransızca 'da olduğu gibi boğazdan, ne İngilizce 'de olduğu gibi yumuşak ne de
Kaynak: RGedikpaşa Tiyatrosu, İstanbul 'da Gedikpaşa 'da pek çok tiyatro topluluğuna ev sahipliği yapmış olan ancak esas ününü Güllü Agop 'un Osmanlı
Kaynak: Gedikpaşa TiyatrosuARM mimarisi (orijinal adı Acorn RISC Machine) pek çok gömülü tasarımda kullanılan 32-bit RISC işlemci mimarisidir. Güç tasarruf
Kaynak: ARM mimarisiUluslararası Astronomi Birliği, dünyanın pek çok yerindeki ulusal astronomi topluluklarını birleştirir. Uluslararası anlamda astronomlar
Kaynak: Uluslararası Astronomi BirliğiGünümüzde pek çok tür çiftlik vardır; balık, inek, koyun , domuz, mantar, tavuk, arı ve devekuşu çiftlikleri gibi. Dış bağlantılar
Kaynak: ÇiftlikÇizim ya da desen, pek çok farklı araçla çeşitli yüzeylerin üstüne yapılan iki boyutlu biçimlemeleri içeren görsel sanatt ır.
Kaynak: ÇizimRoger William Corman (d. 5 Nisan 1926 ), çekmiş olduğu pek çok B filmi sebebiyle zaman zaman (kendi karşı çıksa da) B'lerin Kralı olarak
Kaynak: Roger Corman
Sponsorlu Bağlantılar

pek, (bek (II) ) ile en alakalı sözcükler ve anlamı

  • pek:

    Güncel Türkçe Sözlük

    pek anlamı
    sf. 1. Sert, katı. 2. Sağlam, dayanıklı: “İnsan gülden nazik, taştan pektir.” –H. R. Gürpınar. 3. zf. Gereken, beklenen veya alışılmış olandan çok: “Pek beğendikleri ve pek sevdikleri hâlde aldatırlar.” –H. C. Yalçın. 4. zf. hlk. Hızlı olarak: Pek gittiği için çabuk yoruldu.

    Kişi Adları Sözlüğü

    Pek anlamı Köken: T.
    Cinsiyet: Kız
    1. Sert, katı. 2. Sağlam, dayanıklı. 3. Hızlı.

    Türkçe – İngilizce

    pek anlamı
    zarf
    1) much
    2) so
    3) very
    4) quite
    5) eminently
    6) jolly
    7) ever so
    8) rattling
    9) spanking

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    pek anlamı
    Yapı yıkıntısı ve arsası.

    Gümüşhane
    Şekerli *Tortum –Erzurum
    Erzincan
    Elazığ

    pek anlamı
    Temiz.

    Peşman *Daday –Kastamonu

    pek anlamı
    Hızlı.

    *Fatsa –Ordu
    Giresun
    *Keskin –Ankara

    pek anlamı
    1. Bekçi kulübesi. 2. Av bekleme yeri.pek anlamı
    Sert

    Adana, Osmaniye

    pek eş anlamlısı

    dayanıklı
    sf. 1. Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. 2. mec. Metanetli, metin, mütehammil: “Anadolu çocukları ne dayanıklı adamlardır.” –F. R. Atay.katı
    (I) sf. 1. Sert, yumuşak karşıtı: “Bu hâl, onu ilk defa giyilen katı gömlek gibi sıkıyordu.” –F. R. Atay. 2. mec. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim: Katı yürekli. Katı davranış. 3. mec. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. 4. fiz. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. 5. zf. esk. Çok, aşırı derecede: “Susadım ol dem hararetten katı / Sundular bir cam dolusu şerbeti.” –Süleyman Çelebi.katı
    (II) is. hay. b. Taşlık.sağlam
    sf. 1. Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil: “En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı.” –F. R. Atay. 2. Zarar görmemiş, bozulmamış: Bütün eşya sağlam. 3. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli: “Zaten bünyesi pek sağlam değildi, sık sık hastalanıyordu.” –A. Ümit. 4. Güvenilir: Sağlam iş. Sağlam para. 5. Gerçek, inanılır bir temeli olan: “Böyle sağlam adı nereden bulacaksın.” –M. Ş. Esendal. 6. zf. hlk. (sa’ğlam) Her hâlde, muhakkak: “Sağlam bu gece perilere karıştım gitti.” –H. R. Gürpınar.sert
    sf. 1. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı: Sert tahta. 2. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen: “Tabakanın sert yaylı kapağını tak diye kapatıyor.” –T. Buğra. 3. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı: Sert iklim. Sert hava. 4. Güçlü kuvvetli: “Kapıyı kapadı, döndü, sert adımlarla ilerledi.” –M. Ş. Esendal. 5. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı: Sert şarap. Sert tütün. 6. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan: “Birçokları beni dik ve sert olduğum için belki sevmiyorlardı.” –M. Ş. Esendal. 7. Gönül kırıcı, katı, ters: “Hayatında kimseye sert muamele etmedi ve öfke yüzü göstermedi.” –N. F. Kısakürek. 8. zf. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde: “Ben de ona bile bile sert çıkıştım.” –A. Kabaklı. 9. mec. Hırçın, öfkeli, hiddetli: Sert ses. “Zaten Atatürk’ün ne vakit öfkesine kapılarak herhangi bir kimseye karşı herhangi bir sert harekette bulunduğunu kim hatırlar?” –Y. K. Karaosmanoğlu. 10. mec. Titizlikle uygulanan, sıkı: Sert bir yönetim. 11. db. Ötümsüz.

    “pek” için örnek kullanımlar

    Altta neden pek bulamayız ama bazı hastalıklar buna sebep olabiliyor.Why many do not find it at the bottom, but it can lead to certain diseases.Kaynak: cumrapostasi.comSeyircisiz oynanan bir maçın tatsız, tutsuz yemekten pek farkı olmuyor.If a match played without spectators, tasteless meal tutsuz is not much difference.Kaynak: blog.milliyet.com.trOrhan Pamuk aslında Yapı Kredi Yayınları’na pek de yabancı değil.Building Credit Yayınları'na is no stranger to the fact that many of Orhan Pamuk.Kaynak: sabah.com.trPek çok yön tabelasını deviren rüzgar, ağaçları kökünden söktü.Many signpost the direction the wind toppled trees, tore down the root.Kaynak: haber7.comZayıf nükleer kuvvet ya da zayıf kuvvet, pek çok parçacığın ve hatta pek çok atom çekirdeğinin kararsız olmasından sorumludur.
    Kaynak: Zayıf nükleer kuvvetEşgüdümlü Evrensel Zaman (UTC), pek çok ülkede baz alınan medenî ve bilimsel zaman 1963 yılında kullanılmaya başlanmıştır. UTC kısaltması
    Kaynak: Eşgüdümlü Evrensel ZamanAlpler, Orta Avrupa ‘da yer alan büyük dağ silsilesi. İsviçre , Kuzey İtalya ve Fransa ‘nın pek çok bölümünde görülür. Avusturya ‘nın
    Kaynak: AlplerNew Wave (Yeni Akım), müzik alanında pek çok gelişmeyi tanımlamakta kullanılsa da, en yaygın olarak 1970’ler in sonlarında ve 1980’ler in
    Kaynak: New WaveSultan (Arapça : سلطان), tarihte pek çok farklı anlamda kullanılmış olan İslamî bir sıfattır. Sözcük olarak “güç”, “otorite”, “yönetici”
    Kaynak: SultanAlbüm , promosyon ve reklamın pek yapılamaması nedeniyle pek ilgi görememiş ve bu yüzden 100.000’in altında tıraj yakalamıştır .
    Kaynak: PembeliRüzgar esince metal, tahta veya bambu çubukların birbirine çarpmasıyla böyle pek tatlı, pek huzur verici sesler çıkarıp insanın kendisini
    Kaynak: Rüzgar çanıBaşta ekmek ve hamur işleri olmak üzere pek çok gıdanın temel bileşenidir. Genellikle buğday dan elde edilin toza sadece un denir. Arpa ,
    Kaynak: UnStratovolkan, pek çok sertleşmiş lav , tüf ve kül tabakasından oluşmuş, yüksek, konik biçimli bir volkan dır. Bu volkanlar dik
    Kaynak: StratovolkanMersin – Tarsus ‘ta kurulan ve inşaattan telekomünikasyona, medyadan bankacılığa kadar pek çok alanda faaliyet gösteren Türk şirketler grubudur.
    Kaynak: Çukurova HoldingTalep piyasalarda, belirli bir mal ve hizmete yönelen, belirli bir satın alma gücüyle desteklenmiş, satın alma isteğidir Kuşkusuz pek
    Kaynak: TalepPascal (Paskal okunur) bilgisayar programlama dili pek çok öğrenci ye bilgisayar programlamayı öğreten ve çeşitli versiyonları bugün hala
    Kaynak: Pascal (programlama dili)Türkçedeki kullanımı diğer dillere pek benzemez, ne Fransızca ‘da olduğu gibi boğazdan, ne İngilizce ‘de olduğu gibi yumuşak ne de
    Kaynak: RGedikpaşa Tiyatrosu, İstanbul ‘da Gedikpaşa ‘da pek çok tiyatro topluluğuna ev sahipliği yapmış olan ancak esas ününü Güllü Agop ‘un Osmanlı
    Kaynak: Gedikpaşa TiyatrosuARM mimarisi (orijinal adı Acorn RISC Machine) pek çok gömülü tasarımda kullanılan 32-bit RISC işlemci mimarisidir. Güç tasarruf
    Kaynak: ARM mimarisiUluslararası Astronomi Birliği, dünyanın pek çok yerindeki ulusal astronomi topluluklarını birleştirir. Uluslararası anlamda astronomlar
    Kaynak: Uluslararası Astronomi BirliğiGünümüzde pek çok tür çiftlik vardır; balık, inek, koyun , domuz, mantar, tavuk, arı ve devekuşu çiftlikleri gibi. Dış bağlantılar
    Kaynak: ÇiftlikÇizim ya da desen, pek çok farklı araçla çeşitli yüzeylerin üstüne yapılan iki boyutlu biçimlemeleri içeren görsel sanatt ır.
    Kaynak: ÇizimRoger William Corman (d. 5 Nisan 1926 ), çekmiş olduğu pek çok B filmi sebebiyle zaman zaman (kendi karşı çıksa da) B’lerin Kralı olarak
    Kaynak: Roger Corman

    Devamını Oku
  • bek (II):

    Tarama Sözlüğü

    bek (II) anlamı
    bakınız» pek.

    “bek (II)” için örnek kullanımlar

    Rıera’dan sol bek çıktı aslında iyi de çıktı ama esas yeri değil.Rıera'dan left-back was good as well, but based on the fact that the output is not the place.Kaynak: ajansspor.comKonuk ekip Eskişehirspor’da ise sol bek sıkıntısı devam ediyor.The guest team in the left-back shortage continues Eskişehirspor'da.Kaynak: karaman.orgSağ bek Abdouulay Konko’nun da sahalara dönmesi için en az 1 ayı bulunuyor.Right-back Abdouulay Konko'nun to return to the fields is at least 1 month.Kaynak: goal.comAbdullah’dan sol bek yaratma fantazisi dün ilk 45 dakikada kâbusa dönüştü.Abdullah left-back yesterday for the first 45 minutes, creating a fantasy turned into a nightmare.Kaynak: skorer.milliyet.com.tr

    Devamını Oku
  • astronomi:

    BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu

    astronomi anlamı Osm. hey’et Fr.astronomie
    (astronomi)

    Güncel Türkçe Sözlük

    astronomi anlamı
    is. Gök bilimi.

    Türkçe – İngilizce

    astronomi anlamı
    isim
    1) astronomy

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü

    astronomi anlamı Fr.astronomie
    Gök bilimi, felekiyat: “§ Mesela astronomi, fizik, kimya mücerret ilimlerdendir -Ziya Gökalp, Terbiyenin Sosyal ve Kültürel Temelleri, 38. § “… her türlü astronomi aletinin yanı sıra…” -Elif Şafak, Mahrem, 202. § “Fransa’da, Venedik’te “bilim ve sanat” okumuştu, astronomiden, matematikten, fizikten ve resimden anladığına inanıyordu.” -Orhan Pamuk, Beyaz Kale, 13.

    “astronomi” için örnek kullanımlar

    Bilim, teknoloji, astronomi, tip, kimya, fizik bunlarda neredeyiz arkadas?Science, technology, astronomy, medicine, chemistry, physics, friend, where are them?Kaynak: chip.com.trSon olarak Polonyalı astronomi bilgini Nicolaus Copernicus ‘in 540.Finally, the Polish scholar Nicolaus Copernicus astronomy of 540Kaynak: haberler.comOnbeşinci yüzyılda yaşamış olan önemli bir astronomi ve matematik bilginidir.Who lived in the fifteenth century, an important scholar of astronomy and mathematics.Kaynak: haberfx.netEski mayalar astronomi, matematik, mimari, ve sanat gibi.The old yeast, astronomy, mathematics, architecture, and art.Kaynak: blog.radikal.com.trAmatör astronomi, herkesin yapabileceği gökyüzü gözlemlerine, araştırmalara ve edinilen bilgilere verilen astronomi bilimi alt dalıdır.
    Kaynak: Amatör astronomiUluslararası Astronomi Birliği, dünyanın pek çok yerindeki ulusal astronomi topluluklarını birleştirir. Uluslararası anlamda astronomlar
    Kaynak: Uluslararası Astronomi BirliğiGözlemsel astronomi; astronomi biliminin, fizik modelleri oluşturmak üzere çalışan teorik astrofizik ten farklı olarak, teleskop ve diğer
    Kaynak: Gözlemsel astronomiRadyo astronomi, gök cisimlerinin radyoelektrik dalgaları alanındaki elektromanyetik ışımasını inceleyen gökbilim dalı. 1931 de Karl G.
    Kaynak: Radyo astronomiHer iki yılda bir, aday olan üniversite , kurum ve/veya enstitü tarafından organize edilen, Türkiye ‘de yürütülen astronomi ile ilgili
    Kaynak: Ulusal Astronomi Kongresi11 ağustos 1999’da astronomi sevenler tam Güneş tutulmasını yeni açılmış Astronomi Merkezinin teleskoplarıyla izleme fırsatı buldu.
    Kaynak: Shumen Üniversitesi Astronomi Merkezi

    Devamını Oku
  • söbek (II):

    Tarama Sözlüğü

    söbek (II) anlamı
    Değirmen taşının üzerinde döndüğü sivri demir, mil.

    Devamını Oku
  • belik (II), (belek (II)):

    Tarama Sözlüğü

    belik (II), (belek (II)) anlamı
    Nişane, alâmet, örnek.

    “belik (II), (belek (II))” için örnek kullanımlar

    Bu nokta da Karslıların veya sizlerin belik bir talebi olabilir.At this point, your Belik Kars, or may be a request.Kaynak: gazetekars.comBelik forma giymeyeli uzun zaman oldu ama artık adaya döndüm.Belik shirt I wore was a long time, but now I'm island.Kaynak: goal.com

    Devamını Oku
  • ağır (II), (ağır basan, ağır basma, ağır basmak, ağırlık(II)):

    Tarama Sözlüğü

    ağır (II), (ağır basan, ağır basma, ağır basmak, ağırlık(II)) anlamı
    Kâbus.

    “ağır (II), (ağır basan, ağır basma, ağır basmak, ağırlık(II))” için örnek kullanımlar

    Tunceli’de intihar girişiminde bulunan uzman çavuş ağır yaralandı.Tunceli sergeant was seriously injured in suicide attempters.Kaynak: timeturk.comAmasya’da meydana gelen trafik kazasında 2 kişi ağır yaralandı.2 people seriously injured in a traffic accident that occurred in Amasya.Kaynak: timeturk.comPatlama soncu çıkan yangında biri ağır iki kişi yaralandı.One of the two people were injured in the fire following a heavy explosion.Kaynak: kenthaber.comEvinin çatısını onarırken düşen şahıs ağır yaralandı.Repairing the roof of the house falling seriously injured person.Kaynak: medya73.comAğır su (D 2 O) , nükleer reaktörlerde kullanılan hidrojen yerine ağır hidrojen (döteryum ) izotop una sahip yoğunluğu yüksek sudur.
    Kaynak: Ağır suBir sınıflandırmaya göre ağır silahlar iki kısma ayrıldı: 1) Bir yerden bir başka yere rahatça taşınabilen gezici veya sahra ağır
    Kaynak: Ağır silahlarİç çekirdek, yoğunluk ve ağırlık bakımından en ağır element lerin bulunduğu bölümdür. Dünya ‘nın en iç bölümünü oluşturan çekirdeğin, 5120-
    Kaynak: İç çekirdekAğır tank taburu II. Dünya Savaşı nda ağır tanklarla donatılmış bağımsız tank taburuydu. savaşmış ve en başarılı Alman ağır tank taburudur.
    Kaynak: 502. Ağır tank taburu (Almanya)Deutschland sınıfı kruvazörler Versay Antlaşması sınırlamalarına uyum içinde alman Reichsmarine tarafından yapılan ağır zırhlara sahip
    Kaynak: Deutschland sınıfı ağır kruvazörTürkiye’deki çocuk ağır ceza mahkemeleri, Türkiye ‘de adli yargı kolunun içinde yer alan ceza mahkemelerinden biridir. Çocuk mahkemeleri
    Kaynak:

    Devamını Oku
  • büyük mavi köpek balığı:

    BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü

    büyük mavi köpek balığı anlamı Lat.Prionace glauca
    Köpek balıklarından, gri köpek balıkları (Carcharhinidae) familyasından, pektoral ve pelvik yüzgeçleriyle gözleri mavi, boyu 4 m olabilen, vücudu koyu mavi olan, tüm denizlerde yaygın olan bir tür, pamuk balığı.

    Devamını Oku
  • tanışık (II), (danışık (II):

    Tarama Sözlüğü

    tanışık (II), (danışık (II) anlamı
    Tanışlık, ülfet, ünsiyet.

    “tanışık (II), (danışık (II)” için örnek kullanımlar

    göre: “Eden topraklarından Yahudiler… Talmud ile pek tanışık değiller lakin sadece Rabbi Alfasi ve Rabbi Moşe ben Maymon ile tanışıklar”.
    Kaynak: Aden YahudileriAncak bu kez üretilecek olan temsiller fotoğrafla tanışık sanatçı ve izleyicilerle buluşacağından hedeflenen benzerlik düzeyi oldukça
    Kaynak: Fotorealizmarttırmak, evrensel değerler ile tanışık, kültürel yönden daha zengin bir toplum yapısının geliştirilmesini desteklemek şeklinde açıklanmaktadır.
    Kaynak: Egeart Sanat Günleriburada birikmeleri, örf ve adetlerinin birbirine yakın olması, belki geldikleri yerdede tanışık olmaları buranın büyümesine etkendir sanırım.
    Kaynak: BüyükkışlaBirbiriyle yakın, tanışık insanlar ve eş dost arasında yazılan mektuplardır. isteğe bağlı yazılabilir. Bu türde mektuplar doğal ve samimi
    Kaynak: MektupPazar Okulu’nda kendisi gibi mizahla ilgilenen Dwight Slade ile tanışık kısa süre içinde sıkı arkadaş oldular. Birlikte komedi
    Kaynak: Bill HicksYaratılışındaki uyumsuzluk sebebiyle kimseyle uzun süreli dostluklar kuramasa da pek çok arkadaşı olan, herkesle tanışık bir insandı
    Kaynak: Sait Faik Abasıyanık

    Devamını Oku
  • er (II), (ir):

    Tarama Sözlüğü

    er (II), (ir) anlamı
    Erken, erken zaman.

    “er (II), (ir)” için örnek kullanımlar

    İngiliz eski enerji bakanı ve eski eşine 8′er ay hapis cezası verildi.British former energy minister and ex-wife 8 'sentenced to prison for other months.Kaynak: timeturk.comYüksel MERT, Yunus’un Feyiz Aldığı ER‘e Doğru Gitmek!Yuksel MERT, Jonah Feyiz Bought ER to go to the right!Kaynak: adanahaber.comMahkeme, öğrencilere önce 3′er ay hapis cezası verdi.The court before the students in 3 month imprisonment.Kaynak: haberler.comPKK’nın Elindeki Urfalı Er Serbest bırakılacak.Er hand to release the PKK Urfa.Kaynak: sanliurfa.comEr kelimesinin farklı anlamları: Er , Tüm silahlı kuvvetlerde en alttaki ve rütbesiz asker. ER (Türkçe Acil servis), televizyon dizisi.
    Kaynak: Er (anlam ayrımı)Er orduda herhangi bir rütbeye sahip olmayan asker lere verilen addır. belirli bir süre için silah altında olan askerler er rütbesine sahiptir.
    Kaynak: Er (rütbe)Erbiyum (kısaltması Er), doğada çok az bulunan, uygulama alanı a, atom numarası 68, atom ağırlığı 167.2 olan bir element . Kategori:Erbiyum
    Kaynak: Erbiyum1991 yılının sonunda Ufuk Yıldırım ‘la birlikte Grup Vitamin ‘den ayrıldı ve Uf-Er grubunu kurdu, aynı yıl İzel Çeliköz ve Çelik Erişçi
    Kaynak: Ercan SaatçiAlp Er Tunga, veya Alp Er Tonğa (Altay Türkçesi: İlb Er Tonga, efsanevi bir Türk hakanıdır. ” bahadır, “ار Er” (er, erkek, adam ve “تنكا
    Kaynak: Alp Er TungaEr Ryan’ı Kurtarmak (İngilizce : Saving Private Ryan), Steven Spielberg tarafından yönetilerek, Robert Rodat tarafından yazılan, II.
    Kaynak:

    Devamını Oku
  • tartmak (II):

    Tarama Sözlüğü

    tartmak (II) anlamı
    dartmak (II).

    “tartmak (II)” için örnek kullanımlar

    Talent (Latince : talentum, Antik Yunancadan : τάλαντον “ölçek, tartmak” ) Antik bir Ölçü birimi. Genellikle bir anfora ya da bir ayak
    Kaynak: Talent (ağırlık)Ali Baba’nın anlattıkları karşısında zevkten dört köşe olan Ayşe, torbada yer alan altınları tartmak için eltisi Zeynep’ten ölçeklerini
    Kaynak: Ali Baba ve Kırk Haramiler (opera)DEYİMLER : Ağarınca altınla tartmak: Ateş bacayı sardı: Ağzıyla kuş tutmak: Başı boş olmak: Bal etmez arı gibi olmak: Büyüyüpte küçülmek:
    Kaynak: Kocaözü, Hekimhanenlever (kaldırmak) se lever (kalkmak) relever (tekrar kaldırmak), se promener (yürüyüş yapmak), ramener (geri getirmek), peser (tartmak) |
    Kaynak: Fransızca

    Devamını Oku
Sponsorlu Bağlantılar