nişanlık ne demek, nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Güncel Türkçe Sözlük

nişanlık, -ğı anlamı
is. 1. Belirti, işaret: Yolun başına bir nişanlık koy da kaybolmayalım. 2. sf. Nişan için: Nişanlık terlik.

nişanlık eş anlamlısı

belirti
is. 1. Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane: "Tuhaf! Çocukların yüzünde zerre kadar utanma belirtisi yok." -A. Ümit. 2. tıp Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun, hastalığın göstergesi olan durum veya görüntü, araz, semptom, sendrom.işaret
is. (işa:ret) 1. Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im: Noktalama işaretleri. 2. Belirti, gösterge, alamet. 3. El, yüz hareketleriyle gösterme: "Artık işaretleri bırakmış, konuşuyor, bir taraftan da saçlarını düzeltiyor." -R. H. Karay.

"nişanlık" için örnek kullanımlar

Böylece iki aile tarafından söz kesilmiş, nişanlık devresi (anlaşma ) başlamış olur. NİŞAN. Erkek evi ile kız evi birlikte nişan günün
Kaynak: Çamköy, ÇanNişan yüzükleri takılır, dua edilir, nişanlık hediyeler yüksek sesle okunarak duyurulur. Kız ve oğlan davetlilerin ellerini öperek
Kaynak: Başkurt, ÇiftelerNişan yüzükleri takılır, dua edilir, nişanlık hediyeler yüksek sesle okunarak duyurulur. Kız ve oğlan davetlilerin ellerini öperek
Kaynak: Abadan, Çubuk
Sponsorlu Bağlantılar

nişanlık ile en alakalı sözcükler ve anlamı

  • nişanlılık:

    BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü

    nişanlılık anlamı
    yavukluluk.

    Güncel Türkçe Sözlük

    nişanlılık, -ğı anlamı
    is. Nişanlı olma durumu, yavukluluk: “Dayımla yengem, bu ağzı süt kokan masum kızın birkaç saat içinde nişanlılığını haber alınca şaşırdılar.” –R. N. Güntekin.

    Türkçe – İngilizce

    nişanlılık anlamı
    engagement

    “nişanlılık” için örnek kullanımlar

    Mary Teck, ilk olarak Birleşik Krallık Veliaht Prensi (İkinci Sırada), Clarence and Avondale Dükü, Prens Albert Victor ile nişanlılık
    Kaynak: Mary TeckTalip olduğu kıza geleneksel olarak bir nişanlılık alameti gümüş gulu sunmak istemektedir. Bu gümüş gulu sözlüsü kıza takdim edebilecek
    Kaynak: Der RosenkavalierKız evine nişanlılık süresince tatlı götürülür(nişanda kızın yakınlarına oğlan evi tarafından helva alınır)Bu helva götürülen kişiler kızın
    Kaynak: Yaylacık, BalıkesirKadın Anadolu’dakinin aksine o dönemde nişanlılık döneminde bile beraber yaşamak istediği erkeği seçme hakkına sahiptir. Sosyal
    Kaynak: Kazaklar (roman)Eşler evlilikten önce kısa bir nişanlılık dönemi geçirirler. Düğünler genelde basit geçer. Düğünü takip eden 7. Gün “Yedi” diye tabir
    Kaynak: ÇaykaraÇift, kısa süren bir nişanlılık döneminden sonra 2006 başında ayrıldığını açıkladı. Lance Armstrong bugün sadece bisiklet üzerinde elde
    Kaynak: Lance ArmstrongFakat bu nişanlılık taht naibi ve ana imparatoriçe olan Renee’in hoşuna gitmemişti ve 788de onun itirazları sonunda nisan sonunda 788de
    Kaynak: VI. KonstantinKız evine nişanlılık süresince bayramlarda tatlı götürülür(nişanda kızın yakınlarına oğlan evi tarafından helva alınır).Bu helva götürülen
    Kaynak: Kabakdere, Balıkesir

    Devamını Oku
  • uzatmalı nişanlı:

    Güncel Türkçe Sözlük

    uzatmalı nişanlı anlamı
    is. Nişanlılık süresi gereğinden çok uzamış olan kadın veya erkek.

    Devamını Oku
  • nişanlı:

    BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü

    nişanlı anlamı
    yavuklu.

    Güncel Türkçe Sözlük

    nişanlı anlamı
    is. 1. Evlenmek için söz verip yüzük takmış olan kimse, adaklı: “Artık bizimki, nişanlısı Perihan’ı ekiyor, her gün tek başına plaja geliyordu.” –N. Hikmet. 2. Belirleyici bir işareti, alameti, nişanı olan kimse.

    Türkçe – İngilizce

    nişanlı anlamı
    sıfat
    1) engaged
    2) affianced
    3) engaged to be married
    4) intended
    isim
    1) fiancé
    2) fiancée
    3) fiance
    4) fiancee

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    nişânlı anlamı
    Nişanlı, bakınız» nişanli, nişannı

    nişanlı eş anlamlısı

    Adaklı
    öz. is. (ada’klı) Bingöl iline bağlı ilçelerden biri.adaklı
    sf. 1. Adağı olan, adak adamış olan. 2. is. hlk. Nişanlı.

    “nişanlı” için örnek kullanımlar

    Alex ve Nica, birbirine deliler gibi aşık iki nişanlı çifttir.Alex and Nica, madly in love with each other, the two engaged couple.Kaynak: stargundem.comVoinova artık nişanlı değil.Voinova not engaged anymore.Kaynak: ekonomi.milliyet.com.trBirbirine âşık nişanlı çift Alex ve Nina Kafkas dağlarına yapacakları gezide bölgeyi iyi bilen Dato’yu rehber olarak tutarlar.Caucasus Mountains in love with each other, engaged couple, Alex and Nina Dato'yu as a guide who knows the area well keep their trip.Kaynak: haberaj.comBatman Returns’ün ardından eşinden ayrılan Tim Burton, Lisa Marie ile 1992-2001 arasında nişanlı kalmıştır. Carter ile nişanlı olan
    Kaynak: Tim BurtonGenç Werther’in Acıları (Almanca : Die Leiden des jungen Werthers), Werther adındaki genç bir hukuk stajyerinin, diğer taraftan nişanlı bir
    Kaynak:

    Devamını Oku
  • alamet:

    Güncel Türkçe Sözlük

    alamet anlamı
    is. (ala:met, l ince okunur) 1. Belirti, işaret, iz, nişan: “Komşunun kızında da bir zamandır, sabırsızlık, taşkınlık alametleri çoğalmıştı.” –R. H. Karay. 2. mec. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne.

    Kişi Adları Sözlüğü

    Alâmet anlamı Köken: Ar
    Söyleyiş: (ala:met) Cinsiyet: Erkek
    Belirti, iz.

    Türkçe – İngilizce

    alamet anlamı
    isim
    1) omen
    2) sign
    3) augury
    4) miracle
    5) presage
    6) prognostication

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    alamet anlamı
    Alamet, belirti

    Diyarbakır

    alamet eş anlamlısı

    belirti
    is. 1. Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane: “Tuhaf! Çocukların yüzünde zerre kadar utanma belirtisi yok.” –A. Ümit. 2. tıp Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun, hastalığın göstergesi olan durum veya görüntü, araz, semptom, sendrom.işaret
    is. (işa:ret) 1. Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im: Noktalama işaretleri. 2. Belirti, gösterge, alamet. 3. El, yüz hareketleriyle gösterme: “Artık işaretleri bırakmış, konuşuyor, bir taraftan da saçlarını düzeltiyor.” –R. H. Karay.iz
    is. 1. Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare: “Nihayet bir dönemeçte izlerin sahibini gördüm.” –S. F. Abasıyanık. 2. Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti: “Yüzünde birtakım diş ve tırnak izleri vardı.” –Y. K. Karaosmanoğlu. 3. Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti, ipucu, emare: Cinayet izleri. 4. Bir olay, bir durum veya yaşayıştan geride kalan belirti, eser: O çağ uygarlığından iz kalmadı. 5. mat. Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit.nişan
    is. 1. İşaret, iz, belirti, alamet. 2. Nişanlanma sırasında yapılan tören: Bizi nişana çağırdılar. 3. Evlenmek üzere birbirine söz verme, nişanlanma: Nişanı bozmuşlar. 4. Kurşun, taş vb. ile vurulmak istenen hedef. 5. Hedefi vurmak için silah, ok vb.ne gerekli doğrultuyu verme. 6. Devlet nişanı.

    “alamet” için örnek kullanımlar

    Bu durum hayra alamet olmayabilirdi, o sabah nenemle helalleşip yola koyuldu.This situation would not be a good sign, he set off in the morning nenemle helalleşip.Kaynak: blog.radikal.com.trAmerikan ekonomisinin son çeyrekteki küçülmesi hiç de iyiye alamet değil.Contraction in the last quarter of the U.S. economy does not bode well at all.Kaynak: bursahakimiyet.com.trBugün şiddetli bir twitter fırtınası esiyor, ama bu fırtına iyiye alamet.A severe storm blows twitter today, but this is a good sign storm.Kaynak: acikradyo.com.trMalum, bir kere kendisinin gözünden düşerseniz, sonunuz hayra alamet değil.You know, once he If in eyes, end up not a good sign.Kaynak: goal.comAlamet-i Farika (veya alâmet-i fârika) Osmanlıca bir isim tamlaması olup Osmanlıca’ya da Arapça ‘dan girmiştir. Arapça alamet, belirti,
    Kaynak: AlametifarikaOmen sözcük anlamıyla “alamet, işaret” anlamına gelmekte olup, Okültizm terminolojisinde bir mesaj içeren ya da gelecekteki olayların
    Kaynak: OmenKurnaz sesler, kötüye alamet olan imalar, saklı sözcük dağarcığı, ufak yönlerle değiştirilen renklerin sihri ve kokular, tamamen
    Kaynak: İnnokenti AnnenskiBu sözcük kabile dilinde ‘nişan’ veya ‘alamet‘ anlamı gelir. Ayrıca totem Panama, Brezilya ve Orta Afrika da kullanılan bir kısaltmadır.
    Kaynak: TotemizmÇocuğun bir yılan tarafından öldürülmesinde Amphiaraos kötü bir alamet görür. Bu yüzden Opheltes’e “uğursuzluğun başlangıcı” anlamına
    Kaynak: OpheltesKehanet ve alamet: Önceden ima etme, karakterlerin geleceği önceden bilmesi ile de gerçekleşebilir Bu, bir annenin, oğlunun bu yola devam
    Kaynak: Önceden ima etme

    Devamını Oku
  • nişanlı dutmak:

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    nişanlı dutmak anlamı
    Çocukken, beşikteyken nişanlamak. (İliç)

    Erzincan ve yöresi

    Devamını Oku
  • işaret:

    BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu

    işaret anlamı
    bakınız» yer imi

    BSTS / Gramer Terimleri Sözlüğü

    işaret anlamı İng. sign Alm. Signal Fr. signe
    İnsanlar arasında anlaşmayı görüşmeyi sağlayan bütün semboller.

    BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu

    işaret anlamı Fr. signe
    (matematik)

    BSTS / Tiyatro Terimleri Sözlüğü

    işaret anlamı
    Anadolu’da sessiz ve sözsüz oyunlara verilen ad.

    Güncel Türkçe Sözlük

    işaret anlamı
    is. (işa:ret) 1. Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im: Noktalama işaretleri. 2. Belirti, gösterge, alamet. 3. El, yüz hareketleriyle gösterme: “Artık işaretleri bırakmış, konuşuyor, bir taraftan da saçlarını düzeltiyor.” –R. H. Karay.

    Türkçe – İngilizce

    işaret anlamı
    isim
    1) marker
    2) sign
    3) mark
    4) signal
    5) cue
    6) token
    7) index
    8) indication
    9) symbol
    10) indicator
    11) note
    12) character
    13) hint
    14) landmark
    15) signature
    16) gesture
    17) clue
    18) trace
    19) glimpse
    20) device
    21) badge
    22) symptom
    23) logo
    24) pip
    25) representation
    26) touch
    27) augury
    28) harbinger
    29) graph
    30) prognostication
    31) foretoken
    32) logotype
    33) ensign
    34) prognostic
    35) earmark
    36) distinguishing mark
    37) clew
    38) chop
    sıfat
    1) signal

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    işaret anlamı
    Küçümsemeyi, beğenmemeyi anlatır: -Hıh işaret, sen de kendini adam mı zannediyorsun.

    Sarı *Merzifon –Amasya

    işâret anlamı
    İşâret

    Diyarbakır

    Yerleşim Birimleri Sözlüğü

    İşaret anlamı
    Sakarya ili, Kaynarca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

    işaret eş anlamlısı

    alamet
    is. (ala:met, l ince okunur) 1. Belirti, işaret, iz, nişan: “Komşunun kızında da bir zamandır, sabırsızlık, taşkınlık alametleri çoğalmıştı.” –R. H. Karay. 2. mec. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne.belirti
    is. 1. Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane: “Tuhaf! Çocukların yüzünde zerre kadar utanma belirtisi yok.” –A. Ümit. 2. tıp Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun, hastalığın göstergesi olan durum veya görüntü, araz, semptom, sendrom.gösterge
    is. 1. Bir şeyi belirtmeye yarayan şey, belirti, im, işaret: “Bu, yeterince cesur olamadığımın bir göstergesi olabilir.” –İ. O. Anar. 2. Bir durumla ilgili çeşitli aşamaları gösteren liste, icmal. 3. ekon. Bir gelişimi gösteren nicelikler veya değerler arasındaki ilişki, endeks, indeks. 4. dil b. Anlamla biçimin, gösterenle gösterilenin kaynaşmasından oluşan dil birimi, belirtke. 5. fiz. Bir aracın işlemesiyle ilgili bazı ölçümlerin sonucunu kendiliğinden gösteren araç, müşir (II), indikatör: “Göstergesi gece gündüz İstanbul üzerinde duran hayli eski ama sağlam radyoyu açtı.” –A. İlhan.im
    is. 1. İşaret. 2. Alamet.

    “işaret” için örnek kullanımlar

    Peki, ciltteki morluklar ne zaman önemli bir hastalığa işaret ediyor?So, when the skin bruises indicate a critical illness?Kaynak: aksam.com.trBu, Kasım 1996’dan bu yana en uzun süreli çıkış dönemini işaret ediyor.This is the highest level since November 1996, marks the period of long-term output.Kaynak: bloomberght.comBu durum Ferguson’ın Nani’ye hala güvendiğine işaret ediyor.This suggests Ferguson Nani still you trust.Kaynak: bbc.co.ukBu kontrol de bize Selçuk Şahin’i işaret ediyor.This control is pointing us in Selcuk Sahin.Kaynak: tr.eurosport.comDamga (Eski Türkçe; tamga) – bir şeyin üzerine bir işaret basmaya yarayan alet, mühür demektir. bırakılmış olan işaret, iz anlamına da gelir.
    Kaynak: Damga (işaret)Sayısal işaret işleme (İngilizce: Digital signal processing), sayısal işaretler ve bu işaretlerin işleme yöntemlerini inceler.
    Kaynak: Sayısal işaret işlemeNikaragua işaret dili (veya ISN, Idioma de Señas de Nicaragua veya Idioma de Signos Nicaragüense) 1970’ler ve 1980’lerde Nikaragua ‘nın
    Kaynak: Nikaragua işaret diliOrta parmak insanda her iki el de de yüzük parmağı ve işaret parmağı arasında yer alan, üçüncü sırada bulunan parmaktır . Genelde
    Kaynak: Orta parmakBir işaret dilinden diğerine ya da sesli bir dilden yerel bir işaret diline (örneğin Fransızcadan Almanya veya İsviçre İşaret diline)
    Kaynak: Dil (filoloji)

    Devamını Oku
  • artağanlık:

    Güncel Türkçe Sözlük

    artağanlık, -ğı anlamı
    is. Alışılandan veya beklenilenden artık ürün verme durumu, bereket.

    artağanlık eş anlamlısı

    bereket
    is. 1. Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan: “Çocuk gönlüm kaygılardan azade / Yüzlerde nur, ekinlerde bereket” –O. V. Kanık. 2. hlk. Yağmur: Bereket yağıyor. 3. zf. İyi ki, neyse ki, iyi bir rastlantı sonucunda: “Bereket, o sıralarda henüz bu sözü bilmiyordum.” –E. Bener.Bereket
    kelimesi ile birlikte “bolluk” anlamında ikileme oluşturan bir söz: “Ucuzluklarına hayret ettiğimiz her çeşit satıcılar, o bet bereket nereye kaybolmuş?” –H. R. Gürpınar.

    Devamını Oku
  • atgılı nişan:

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    atgılı nişan anlamı
    Ortaya serilen bir çarşaf içerisine gelen davetlilerin hediyelerini attıkları nişan töreni.

    *Alaşehir köyleri –Manisa

    Devamını Oku
  • eser:

    BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü

    eser anlamı
    yapıt.

    Güncel Türkçe Sözlük

    eser anlamı
    is. 1. Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt: “Boğaziçi doğrudan doğruya Türklerin eseridir.” –Y. K. Beyatlı. 2. Yayın, kitap, yapıt: “Bütün özlediğim eserlerle bir kütüphane yapabilsem artık yapılacak bir iş kalmayacak.” –H. Z. Uşaklıgil. 3. İz, işaret, im: “Yüzünde biraz önceki elemden, kızgınlıktan, çaresizlikten eser yoktu.” –A. Kulin. 4. Soyut kavramlarda belirti: “Acaba, bir yolunu bulup bir talih eseri olarak gidemez miydik?” –A. Erhat.

    Kişi Adları Sözlüğü

    Eser anlamı Köken: T.
    Cinsiyet: Kız
    1. Soğuk. 2. Sert esen rüzgâr. 3. Belirti, iz.4. Ar. Yapıt.
    Cinsiyet: Erkek
    1. Soğuk. 2. Sert esen rüzgâr. 3. Belirti, iz.4. Ar. Yapıt.

    Türkçe – İngilizce

    eser anlamı
    isim
    1) work
    2) piece
    3) creation
    4) achievement
    5) effort
    6) vestige
    7) consequence
    8) handiwork
    9) baby
    10) ghost
    11) production

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    eser anlamı
    1. Rüzgâr, sert esen rüzgâr. 2. Soğuk.eser anlamı
    1. Büyük demir çivi. 2. Arının iğnesi.eser anlamı
    1. Sar’a. 2. Delilik.eser anlamı
    Evlerde kiremit altlarına konulan tahta.

    Denizli

    Yerleşim Birimleri Sözlüğü

    Eser anlamı
    Diyarbakır ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.Eser anlamı
    Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

    eser eş anlamlısı

    im
    is. 1. İşaret. 2. Alamet.işaret
    is. (işa:ret) 1. Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im: Noktalama işaretleri. 2. Belirti, gösterge, alamet. 3. El, yüz hareketleriyle gösterme: “Artık işaretleri bırakmış, konuşuyor, bir taraftan da saçlarını düzeltiyor.” –R. H. Karay.iz
    is. 1. Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare: “Nihayet bir dönemeçte izlerin sahibini gördüm.” –S. F. Abasıyanık. 2. Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti: “Yüzünde birtakım diş ve tırnak izleri vardı.” –Y. K. Karaosmanoğlu. 3. Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti, ipucu, emare: Cinayet izleri. 4. Bir olay, bir durum veya yaşayıştan geride kalan belirti, eser: O çağ uygarlığından iz kalmadı. 5. mat. Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit.yapıt
    is. 1. Bir emek sonucunda ortaya konulan ürün, eser: “Yapıtının sağlamlığına güvenen her sanatçı gibi şakasını da iyi karşılamıştı.” –H. Taner. 2. Yayın, kitap: “Dergilerde bol bol, yapıtı bir yana bırakıp yazar kişiliklerine sataşan yazılara rastlarız.” –A. Ağaoğlu.yayın
    is. Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete gibi okunan veya radyo, televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen şey, neşriyat.

    “eser” için örnek kullanımlar

    ye ait evde tarihi eser olduğu bilgisine ulaşan ekipler harekete geçti.teams to reach the knowledge of historical artifacts belonging to the house on the move.Kaynak: netgazete.comadlı şahsın tarihi eser kaçakçılğı yaptığını tespit etti.Everyone's doing historical work has identified kaçakçılğı.Kaynak: haberler.comOperasyon düzenlenen adreslerden biri tarihi eser kaçakçısı Fuat Aydıner’in eviydi.One of the addresses was the home of the historical artifact smuggler Fuad Aydıner'in Operations.Kaynak: tgrthaber.comKörfez ekibinde geçen yılki performanstan eser yok.No trace of last year's performance in the Gulf team.Kaynak: hurriyet.com.trEser(Tanımlar) : Eser, Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre; “emek sonucu ortaya konan yapıt, ürün” demektir. B maddesine göre eser ; “Sahibinin
    Kaynak: Eser

    Devamını Oku
  • tavşanlık:

    Güncel Türkçe Sözlük

    tavşanlık, -ğı anlamı
    is. 1. Tavşan üretmeye elverişli yer. 2. Değerli ağaçlarla ince işler yapma sanatı. 3. sp. Atletizm yarışlarında rekor kırması beklenen atletin önünde koşup tempoyu yüksek tutan atletin yaptığı iş.

    Devamını Oku
Sponsorlu Bağlantılar