kılıf proteinler ne demek, nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

BSTS / Zootekni Terimleri Sözlüğü

kılıf proteinler anlamı İng. scaffold proteins
Kromozomlara esas şeklini veren asidik karakterdeki proteinler.
Sponsorlu Bağlantılar

kılıf proteinler ile en alakalı sözcükler ve anlamı

  • integral proteinler:

    BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü

    integral proteinler anlamı
    bakınız» intrinzik

    BSTS / Fizyoloji Terimleri Sözlüğü

    integral proteinler anlamı İng. integral proteins
    Periferik proteinlerden farklı olarak; hidrofobik etkileşimlerle bir zara sıkıca bağlanan proteinler.

    Devamını Oku
  • mikrotüpçüklere bağlı proteinler, MAP:

    BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü

    mikrotüpçüklere bağlı proteinler, MAP anlamı İng. microtubule associated proteins Lat.tubulus: tüp mikros: küçük
    Mikrotüpçüklerin korunmalarını sağlayan, molekül ağırlıkları ve yapılarına göre tip I (MAP 1A, MAP 1B) ve tip II (MAP 2A, MAP 2B, MAP 2C, MAP 4, Tau) proteinleri olarak gruplandırılan, hücre sitoplâzmasında, özellikle dendrit ve aksonlarda bulunan, serbest hücreler ve bitki hücrelerinde hücrenin çevresine doğru yerleşmiş demetler oluşturan proteinler.

    Devamını Oku
  • denatüre proteinler:

    BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü

    denatüre proteinler anlamı İng. denaturated proteins
    Doğal nitelikleri değişmiş proteinler.

    Devamını Oku
  • periferik proteinler:

    BSTS / Biyokimya Terimleri Sözlüğü

    periferik proteinler anlamı İng. peripheral proteins
    Hücre zarının iç ve dış yüzüne hidrojen bağları veya elektrostatik güçlerle bağlanmış proteinler.

    Devamını Oku
  • latentlikle ilişkili proteinler:

    BSTS / Viroloji Terimleri Sözlüğü

    latentlikle ilişkili proteinler anlamı İng. latency-associated proteins
    Gizli enfeksiyonlar sırasında, virüsün yalnızca gizli kaldığı dönemde hücrede açıklattığı proteinler .

    Devamını Oku
  • basit proteinler:

    BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü

    basit proteinler anlamı İng. simple proteins
    Hidrolize edildiğinde yapılarında yalnızca L-, α-aminoasitler ve türevlerinin, bazen de küçük karbonhidrat bileşiklerinin olduğu aglobulin, prostaglandin, prolamin ve proTamin gibi proteinler.

    Devamını Oku
  • türev proteinler:

    BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü

    türev proteinler anlamı İng. derivative proteins
    Fiziksel veya kimyasal olaylar sonucu basit veya bileşik proteinlerden türemiş, denatüre ve koagüle proteinler.

    Devamını Oku
  • onkofetal proteinler:

    BSTS / Patoloji Terimleri Sözlüğü

    onkofetal proteinler anlamı İng. oncofetal proteins
    Tümör hücrelerinin tespitinde kullanılan ve tümör hücreleri tarafından sentezlenen bir grup belirleyici maddenin ortak adı. Veteriner hekimlikte tümör tanısında kullanılan başlıca proteinler; alfa fetoprotein, protein 55 ve karsinoembriyojenik antijendir.

    Devamını Oku
  • allosterik proteinler:

    BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü

    allosterik proteinler anlamı İng. allosteric proteins Alm. allosterisches Proteine Fr. protéine allostérique
    (Yun. allos: diğer; stereos: katı) Allosterik efektör denilen özel küçük moleküllerin, bir proteinin aktif merkezinden başka bir yere bağlanması sonucu biyolojik özellikleri değişen proteinler.

    Devamını Oku
  • proteinler:

    Kimya Terimleri Sözlüğü

    proteinler anlamı İng. proteins Alm. proteine Fr. protéines
    Yaklaşık %50 karbon, %25 oksijen, %15 azot, %7 hidrojen ve bazen kükürt de içeren ve amino asitlerden oluşan biyopolimer madde.

    “proteinler” için örnek kullanımlar

    Bazı proteinler kanserli hücreyi kahverengi renkte gösteriyor.Some of the proteins that cancer cells show brown in color.Kaynak: radikal.com.trBöylece yeni protein üretimi duruyor ve besinlere ulaşmak için mevcut proteinler kullanıma sokuluyor.Thus, the production of new proteins and nutrients to reach the stand can be removed to use the existing proteins.Kaynak: bbc.co.ukFelç durumunda beyinde yeni protein üretimi duruyor ve besinlere ulaşmak için mevcut proteinler kullanıma sokuluyor.Case of paralysis of the brain, stops the production of new proteins and nutrients to reach the existing proteins can be removed for use.Kaynak: haber.stargazete.comFermente sucuk ve ısıl işlem görmüş sucuğa, pastırmaya, dönere, köfteye et kaynaklı olmayan proteinler, nişasta ve nişasta içeren maddelerle soya ve soya ürünleri ilave edilemiyor.Sucuğa and heat-treated fermented sausages, bacon, returns, meatballs with meat sourced proteins, starch and starch-containing material can not be added to soy and soy products.Kaynak: hurriyet.com.trRegülatör proteinler Bunlar genellikle asidik yapıda olan ve yapı bakımından histonlardan faklılık gösteren protein lerdir. Özellikleri:1-
    Kaynak: Histon olmayan proteinlerHücre zarında bulunan zar proteinleri; bu modelde yağ tabakasının her iki yüzünde olan ekstrinsik proteinler , yağ tabakasının içine
    Kaynak: Hücre zarıTelomer bağlanıcı proteinler kromozom ların telomer bölgelerine bağlanan protein lerdir Telomer uçlarına bağlanan bu proteinler hücrenin
    Kaynak: Telomer bağlanıcı proteinBu proteinler bir bütünün parçası olmalarından dolayı apolipoprotein diye adlandırılırlar. Kan plazma sındaki lipoproteinler, suda
    Kaynak: LipoproteinlerG proteinleri (guanin nükleotid-bağlayıcı proteinler) hücrenin dışından gelen sinyalleri hücre içine ileten ve hücre içinde değişiklikler
    Kaynak: G proteiniMotor proteinler, uygun bir tabakanın yüzeyi boyunca hareket edebilen bir tür moleküler motor dur. ATP ‘nin hidrolizi tarafından
    Kaynak: Motor proteinProteinoitler, veya termal proteinler,amino asit lerden inorganik olarak oluşan protein benzeri moleküllerdir. Bazı abiyogenez
    Kaynak: ProteinoitBu tür proteinlerin örnekleri arasında enzim ler (örneğin laktaz ), gıdasal proteinler (örneğin soya protein izolatı) ve bazı
    Kaynak: Protein saflaştırmasıTransmembran proteinler, suda toplanarak çökelme özelliği gösterirler. Bulundukları yapıdan çıkarılabilmeleri için deterjanlar ya da
    Kaynak: Transmembran proteinProteinler DNA nın sentezinde ve çekirdek içinde düzenlenmesinde görev alırlar. Ökaryotlarda DNA ‘ya bağlı olarak bulunan proteinler
    Kaynak: NükleozomProteinler gibi daha büyük moleküllerin hareketi daha kontrollüdür ve taşıyıcı proteinler tarafından kolaylaştırılan etkin bir taşıma
    Kaynak: Hücre çekirdeğiAmino asitlere ek olarak proteinler, çok daha farklı gruplar da barındırabilirler. türler barındıran amino asitlere, “konjuge proteinler” denir.
    Kaynak: Amino asitBu aileye mensup proteinler proto-onkogendir. Aktive olduklarında onkogen durumuna geçerek kanser patogenezinde önemli rol oynarlar.
    Kaynak: Ras (protein)proteinleri, serozal proteinler ve hücre yüzeyi proteinlerini kapsayan 20’nin üzerinde protein ve protein parçaları kompleman sistemini düzenler.
    Kaynak: Kompleman sistemiBazı proteinler, zarlara dahil olacak proteinler gibi (zar proteinleri olarak bilinir), sentez sırasında endoplazmik retikulum a (ER)
    Kaynak: Sitoloji

    Devamını Oku
Sponsorlu Bağlantılar