kalpsiz ne demek, nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Güncel Türkçe Sözlük

kalpsiz anlamı
sf. Acıması olmayan, katı yürekli, duygusuz, acımasız, merhametsiz.

Türkçe - İngilizce

kalpsiz anlamı
sıfat
1) heartless

kalpsiz eş anlamlısı

acımasız
sf. 1. Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz: "Leylâ Erbil'deki acımasız eleştirelliği yalın çizgilerle dışa vurmuştu." -S. İleri. 2. zf. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce: "Bomboş, acımasız bakan gözler, sert ince dudaklı ağız..." -N. Cumalı.duygusuz
sf. 1. Duygusu, duyarlığı olmayan, hissiz: "Alığa döndüm, bir çuval pamuk kadar duygusuzum." -A. Gündüz. 2. Katı yürekli, umursamaz, hissiz: "Doktorlukta fazla duygulu olmaya yer yoktur ama, duygusuz görünmeye de hiç!" -N. F. Kısakürek.merhametsiz
sf. Acıması olmayan, acımasız, katı yürekli, kalpsiz: "Babam, kararını merhametsiz bir kalple icra etti." -Y. K. Beyatlı.

"kalpsiz" için örnek kullanımlar

görünüşte kalpsiz olan bir karakterin yaratılması sebebiyle dizinin yazarlarını övdü ayrıca Durand'ın görünüşü ve performansı da olumlu karşılandı.
Kaynak: Martin KeamyKabile şefi olan babası Pindarô'nun çok iyi bir adam olmasına rağmen Pirarucu, çok cesur ama kalpsiz bir savaşçıymış. Sahip olduğu güçten
Kaynak: ArapaymaO bunu şöyle dile getirmiştir: "Din, kalpsiz dünyanın kalbidir. O bütün insanları dünyanın acılarından ve elemlerinden uzaklaştırır,
Kaynak: Aşırı solCrawford ve kız kardeşi güzel, zeki, hoşsohbet, ama kalpsiz ve maddiyatçı, buna rağmen uzun bir süre Edmund'un gözlerini kör eden Mary
Kaynak: Mansfield ParkO bunu şöyle dile getirmiştir: "Din, kalpsiz dünyanın kalbidir. O bütün insanları dünyanın acılarından ve elemlerinden uzaklaştırır,
Kaynak: Aşırı SolDin Marx'a göre "kalpsiz bir dünyanın sıcaklığı" ve "tinin dışlandığı toplumsal koşulların tini" olmakla olumlu bir işlev
Kaynak: Halkın afyonuAyhan kalpsiz bir adam olmayı, kör hayatının karanlığı ile gölge olmaya yeğler. Hemşire, Ayhan'ın kör olmasından yararlanarak Ayhan'ı
Kaynak: Kahveci Güzeli (film, 1968)ağlıyor Kalbim asla yeni bir bahar için umutlu olmayacak Gözyaşlarım ve acılarımın hepsi nafile insanlar kalpsiz, açgözlü ve günahkar aşk öldü!
Kaynak: Gloomy Sunday
Sponsorlu Bağlantılar

kalpsiz ile en alakalı sözcükler ve anlamı

  • ceberut:

    Güncel Türkçe Sözlük

    ceberut anlamı
    sf. (ceberu:t) 1. Acımasız, merhametsiz, zorba: “Ceberut hanım, hiçbir şeye izin vermiyordu ki!” –A. İlhan. 2. is. mec. Merhametsizlik, zorbalık: “Böyle ceberut sahibi firavunlar karşısında ağız açmak haddimize mi düşmüş.” –R. N. Güntekin. 3. is. din b. esk. Tanrı’nın her şeyin üstünde olan kudreti. 4. is. din b. Tasavvufta Allah’a varmanın üçüncü basamağı.

    ceberut eş anlamlısı

    acımasız
    sf. 1. Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz: “Leylâ Erbil’deki acımasız eleştirelliği yalın çizgilerle dışa vurmuştu.” –S. İleri. 2. zf. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce: “Bomboş, acımasız bakan gözler, sert ince dudaklı ağız…” –N. Cumalı.merhametsiz
    sf. Acıması olmayan, acımasız, katı yürekli, kalpsiz: “Babam, kararını merhametsiz bir kalple icra etti.” –Y. K. Beyatlı.merhametsizlik
    is. Acımasız olma durumu, acımasızlık, kalpsizlik.zorba
    sf. Gücüne güvenerek hükmü altında bulunanlara söz hakkı ve davranış özgürlüğü tanımayan (kimse), müstebit, mütegallibe, despot, diktatör.zorbalık
    is. Zorbaca davranışta bulunma, müstebitlik: “Her davranışının, her sözünün altında bir zorbalık yattığı görülür.” –S. Birsel.

    “ceberut” için örnek kullanımlar

    Sonra işte o despot, ceberut devletin kontrolünde olmayacak bir adam çıktı.Then that's despot, a man who will not be controlled by the state ceberut output.Kaynak: denizhaber.comCeberut devlet karşısında muhalif kimliğimizi kaybettik.We've lost our identity in the face of government opposition Ceberut.Kaynak: timeturk.comEskiden kalan bir ceberut devlet yapısı değişti.Ceberut government changed the structure of a legacy.Kaynak: ilkehaberajansi.com.trKarşımda ceberut bir devlet anlayışı var gibi.Ceberut have a sense of a state, such as in front of me.Kaynak: hurriyet.com.tr5 çeşit alem kabul edilmektedir: lahut alemi, ceberut alemi, melekut alemi, anasır alemi, insanı kamil alemi. İnsan , masivanın zübdesidir
    Kaynak: Masiva

    Devamını Oku
  • gâvur:

    Güncel Türkçe Sözlük

    gâvur anlamı
    is. din b. 1. Dinsiz kimse. 2. din b. Müslüman olmayan kimse: Onca yıl gurbetin kahrını, gâvurun ağzının kokusunu çekmiştik. 3. sf. mec. Merhametsiz, acımasız: “Gâvur bana bir at parası vermeden kalkıp gidecek mi?” –M. Ş. Esendal. 4. sf. İnatçı.

    Tarama Sözlüğü

    gâvur anlamı
    Kâfir.

    Türkçe – İngilizce

    gâvur anlamı
    sıfat
    1) unbeliever
    2) non-Muslim
    isim
    1) infidel
    2) unbeliever
    3) giaour

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    gâvur anlamı
    (< Ar. kâfir) gâvurgavur anlamı
    (< Ar. kâfir) Kafir

    gâvur eş anlamlısı

    acımasız
    sf. 1. Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz: “Leylâ Erbil’deki acımasız eleştirelliği yalın çizgilerle dışa vurmuştu.” –S. İleri. 2. zf. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce: “Bomboş, acımasız bakan gözler, sert ince dudaklı ağız…” –N. Cumalı.merhametsiz
    sf. Acıması olmayan, acımasız, katı yürekli, kalpsiz: “Babam, kararını merhametsiz bir kalple icra etti.” –Y. K. Beyatlı.

    “gâvur” için örnek kullanımlar

    Bu Müslüman’a gâvur eziyeti olsun diye bilinçli olarak tasarlanmış olmalı.This sake of Muslim persecution of non-Muslim must be intelligently designed.Kaynak: kadinhaberleri.netSizin bu yaptığınızı, dîni yok gâvur da yapmaz be!You're doing this, do not destroy religion in non-Muslim man!Kaynak: yenimesaj.com.trAncak (özellikle yurtdışındaki Yahudiler arasında) goy kelimesi gâvur kelimesine benzer, hakaret içeren bir anlam yüklenmiştir.
    Kaynak: GoyÖrnek: dergâh, gâvur, ordugâh, tezgâh, yadigâr, Nigâr; dükkân, hikâye, kâfir, kâğıt, Hakkâri, Kâzım, mahkûm, mekân, mezkûr, sükûn, sükût,
    Kaynak: Düzeltme işaretiiçli köfte, eşkili höllük, mantı,dolma,bulgur pilavı,paça, kısır ,gâvur aşı , Nadir Şah’tan gelir soyum,Kabaktepe asıl köyüm,Kocanallı
    Kaynak: Bucakköy, Kozanüzerine konur: dergâh, gâvur, ordugâh, tezgâh, yadigâr, Nigâr; dükkân, hikâye, kâfir, kâğıt, Hakkâri, Kâzım, mahkûm, mekân, mezkûr, sükûn, sükût.
    Kaynak: Türk alfabesi

    Devamını Oku
  • duygusuz:

    Güncel Türkçe Sözlük

    duygusuz anlamı
    sf. 1. Duygusu, duyarlığı olmayan, hissiz: “Alığa döndüm, bir çuval pamuk kadar duygusuzum.” –A. Gündüz. 2. Katı yürekli, umursamaz, hissiz: “Doktorlukta fazla duygulu olmaya yer yoktur ama, duygusuz görünmeye de hiç!” –N. F. Kısakürek.

    Türkçe – İngilizce

    duygusuz anlamı
    sıfat
    1) callous
    2) insensitive
    3) senseless
    4) unfeeling
    5) cold
    6) numb
    7) unemotional
    8) apathetic
    9) unmoved
    10) blunt
    11) dull
    12) stony
    13) obtuse
    14) insensate
    15) frigid
    16) impassible
    17) soulless
    18) stolid
    19) apathetical
    20) coldhearted
    21) devoid of feelings
    22) bloodless
    23) marble
    24) phlegmatic
    25) phlegmatical
    26) steel
    27) matter-of-fact
    28) hard-hearted
    kelime öbeği
    1) as cold as charity
    isim
    1) conscience-proof

    duygusuz eş anlamlısı

    hissiz
    sf. Duygusuz: “Gösterdiği arkadaşlığa, bağlılığa karşı hissiz kalamazdı, onun boynuna sarıldı.” –M. Yesari.

    “duygusuz” için örnek kullanımlar

    Kabukların altında acısız, duygusuz, yarasız, beresiz yaşıyordu hepsi.Under the pain of shells, emotionless, useless, all of them lived in headgear.Kaynak: odatv.comKızımız, yalnızdı ikna odasında, kaşarlanmış soğuk ve duygusuz teyzelerin sorgusuna muhatap olurken.Our daughter was alone in the room convinced that, when dealing with hard-boiled cold and unfeeling aunts query.Kaynak: haber.stargazete.comDuygusuz olduğuma karar vermiştim son yıllarda salya sümük ağlanılan filmler de akmayan gözyaşlarımın yüzünden.I had decided that I'm insensitive, saliva, mucus in recent years because of the tears flowing ağlanılan movies.Kaynak: blog.milliyet.com.trkarşı da duygusuz, korku bilmez, evrenin gerçek efendisi, erdemi özgür iradesinin sonucu olan ve ölümden korkmayan kişi olarak tanımlamıştır.
    Kaynak: Genç SenecaShakespeare’in hayranlarından zengin ve güzel Viola de Lesseps (Gwyneth Paltrow) duygusuz bir adam görünümündeki Lord Wessex ile evlenmek
    Kaynak: Aşık ShakespeareKendine aşırı güvenen, utanmaz, duygusuz ve küstah bir hippiyi canlandırdığı bu rolü kabul etmekle önceki filmlerinde kazandığı “iyi çocuk
    Kaynak: Kumsal (film)Bir diğer yoruma göre ise, katı yürekli ve de duygusuz olan Anteros, doğa dışı sevgileri önleyerek düzeni sağlar. Korkunun ve korkma
    Kaynak: Anteroskaramsar ve duygusuz bir nesnellikle anlatan Rossellini, diğer yeni gerçekçi filmlerde olduğu gibi çekimlerini çoğunlukla amatör
    Kaynak: Almanya, Sıfır YılıAnlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. Yüzyıllık Yalnızlık’ı
    Kaynak: Yüzyıllık YalnızlıkOnbaşı Z odada kaldığı süre boyunca X’in perişan durumunu bir türlü anlayamaz ve ruh hâliyle ilgili duygusuz yorumlarda bulunur.
    Kaynak: Esmé İçin – Sevgi ve Yoksunluklaİş zekası gelişmiş ancak sorumsuz, duygusuz bir kişilik. İffet, İstanbullu genç bir ev kadını. Abdülkerim’in karısı. Zayıf karakterli,
    Kaynak: Ayaşlı ile KiracılarıAncak Amerika’lı genç zannettikleri kadar duygusuz çıkmaz. Filmden Alıntı Sözler: Bomba atıldığında orada gökyüzünde bir göz açıldı.
    Kaynak: Ağustosta RapsodiBir yandan da yavaş yavaş Brian’a acıyan ve ona sempati duymaya başlayan Larry Gigli moron ve duygusuz kötü adam kişiliğinden normal,
    Kaynak: GigliSilahların hiç susmadığı Bonnie ve Clyde’ın Warren Beatty ve Faye Dunaway ‘i bile Point Blank’in soğuk duygusuz anti-kahramanı Lee
    Kaynak: Dönüşü Olmayan YolFakat vaziyet Leone Battista Alberti için yaptığı anıttaki gibi daha formel bir yaklaşım gerektirdiğinde sonuç daha duygusuz olmuştur.
    Kaynak: Lorenzo BartoliniLüks otellerden birinde, güzel ve duygusuz bir kadın, yüzündeki yara izini makyajla elinden geldiğince kapamaya çalışmaktadır.
    Kaynak: Orientación (Prison Break Bölümü)Lüks otellerden birinde, güzel ve duygusuz bir kadın, yüzündeki yara izini makyajla elinden geldiğince kapamaya çalışmaktadır.
    Kaynak: Orientación (Prison Break bölümü)”Hayalperest” sıfatı kitapta dostsuz, sevinçsiz, duygusuz, hayattan zevk almadan yaşayan, toplumun dışına itilmiş insanlara
    Kaynak: Beyaz Geceler (öykü)png | Dört mizacın dengesi; Mutsuz, mutlu, sinirli, duygusuz Dönemin pek çok hekimi gibi Hipokrat ve çevresindekiler de dört mizaç kuramı
    Kaynak:

    Devamını Oku
  • vurdumduymaz:

    Güncel Türkçe Sözlük

    vurdumduymaz anlamı
    sf. Anladığı hâlde anlamamış gibi davranan, umursamaz, aldırmaz, aldırışsız, duygusuz: “… ne saygısız, ne vurdumduymaz misafirdi bunlar…” –H. R. Gürpınar.

    Türkçe – İngilizce

    vurdumduymaz anlamı
    sıfat
    1) impervious
    2) impassive
    3) stolid
    4) insusceptible
    5) pachydermatous
    6) thickskinned

    vurdumduymaz eş anlamlısı

    aldırışsız
    sf. Aldırmaz, umursamayan.aldırmaz
    sf. Bir şeye önem vermeyen, umursamayan, kayıtsız, lakayıt: “Aldırmaz davranışlar içine giremeyecektik.” –A. Kutlu.duygusuz
    sf. 1. Duygusu, duyarlığı olmayan, hissiz: “Alığa döndüm, bir çuval pamuk kadar duygusuzum.” –A. Gündüz. 2. Katı yürekli, umursamaz, hissiz: “Doktorlukta fazla duygulu olmaya yer yoktur ama, duygusuz görünmeye de hiç!” –N. F. Kısakürek.

    “vurdumduymaz” için örnek kullanımlar

    Anladığım kadarıyla biraz vurdumduymaz oluyor insan, biraz bencil.I understand that some people are impervious, a bit selfish.Kaynak: sabah.com.trBu futbolcunun vurdumduymaz ve mutsuz durumunun vakit kaybetmeden çözülmesi lazım.This football player and unhappy state of impervious need to be resolved immediately.Kaynak: haber27.comBATE ile oynanan ilk maçta vurdumduymaz hali az daha kalesinde golü görmeye davetiye çıkarıyordu.Less than in the first match played by the state of BATE impervious releasing an invitation to the castle to see the goal.Kaynak: haber.stargazete.comLaubali ve vurdumduymaz tavırlarından bu küçük müfreze nin askerlerinin savaşı fazlaca ciddiye almadıkları anlaşılmaktadır. Serinkanlı
    Kaynak: Çılgın Savaşçılarağırkanlı ve biraz da vurdumduymaz Pauline Parker (Melanie Lynskey), sağlık nedenleriyle İngiltereden bu ülkeye gelmiş olan ve kendi
    Kaynak: Cennet YaratıklarıJ.D’nin, hastanedeki ilk gününde tanıştığı vurdumduymaz başhekim Dr. Kelso ve kendine has tedavi yöntemleri olan Dr. Cox arasında bir
    Kaynak: Scrubs (dizi)Amirlerinin vurdumduymaz ve aşağılayıcı tavırlarından bıkmış olan Armira’nın bu durum çok hoşuna gider. Artık o da bu kuklaya istediği
    Kaynak: Japon Kuklası (oyun)şoför okulu öyküsünde davranış bozukluğu olan vurdumduymaz bir kursiyerin (Michel Blanc) beceriksizlikleriyle eğitmenini (Jean-Luc Bideau)
    Kaynak: Cumartesi CumartesiI. Andronikos zaten genel zalim tutumu ve Norman Sicilya Kırallığı’nın karadan ve denizden tehditlerine gösterdiği vurdumduymaz tutum
    Kaynak: III. Aleksios Angelosİmparatorluk, Yahudi tebaasına karşı sıklıkla vurdumduymaz ve gaddar bir tutum takınmıştır. Milattan sonra 66 yılında, Yahudiler
    Kaynak: Yahudi tarihi

    Devamını Oku
  • Allahsız:

    Güncel Türkçe Sözlük

    Allahsız anlamı
    sf. Tanrı’yı tanımayan, Tanrı’nın varlığına inanmayan, Tanrısız.allahsız anlamı
    sf. Acımasız, insafsız, vicdansız.

    Allahsız eş anlamlısı

    acımasız
    sf. 1. Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz: “Leylâ Erbil’deki acımasız eleştirelliği yalın çizgilerle dışa vurmuştu.” –S. İleri. 2. zf. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce: “Bomboş, acımasız bakan gözler, sert ince dudaklı ağız…” –N. Cumalı.insafsız
    sf. İnsafı olmayan, vicdansız, imansız: “Dünyanın en insafsız elleri sanki beni kırbaçlarla, sopalarla dövdüler.” –H. C. Yalçın.tanrısız
    sf. Tanrısı olmayan, tanrı tanımayan, mülhit.vicdansız
    sf. Vicdanı olmayan, insafsız.

    “Allahsız” için örnek kullanımlar

    Artık güç ”Allahsız bir cennet” vaad edenlerin elindeydi!'' Power'' is no longer a paradise promised those in the hands of godless!Kaynak: haberdiyarbakir.comEserleri : Allahsız Müslümanlık. Milliyetsiz Milliyetçilik (röportaj), Gülce (şiir), 28 Şubat’tan Şemdinliye Derin Çeteler, Derin Devlet
    Kaynak: Ömer Lütfi MeteKlipler : 2005 Allahsız. 2009 Mapushane. 2010 Beni Vurdular Gardaş. 2010 Hele Gel. 2011 Geleceğin yok senin. Yaptığı Programlar : 2008 TVT, Enver YILMAZ
    Kaynak: Enver Yılmaz (Sanatçı)

    Devamını Oku
  • heartless:

    İngilizce – Türkçe

    heartless anlamı
    sıfat
    1) kalpsiz
    2) insafsız
    3) cansız
    4) hevessiz
    5) uyuz

    “heartless” için örnek kullanımlar

    All he is doing is covering his rear, so that he won’t look heartless.O yapıyor tüm onun arka kapsayan, o kalpsiz aramaz böylece.Kaynak: profootballtalk.nbcsports.comAudiences seem to love a good origin story: What made Voldemort so heartless?Kitleler iyi bir köken hikayesi aşk gibi görünüyor: Ne Voldemort'un bu kadar kalpsiz yaptı?Kaynak: michigandaily.com’Heartless‘ thieves ransack family firm days after their mum’s death.'Kalpsiz' hırsızlar onların mum ölümünden sonra aile şirketi gün yağma.Kaynak: thisisgloucestershire.co.ukWhat a heartless attempt to cover up the suffering Wells Fargo caused this man.Acı Wells Fargo örtbas etmek için ne kalpsiz bir girişimi bu adam neden oldu.Kaynak: laweekly.com

    Devamını Oku
  • gatırehim:

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    gatırehim anlamı
    Acıma duygusu olmayan, merhametsiz (kimse)

    Bayburt *Selim –Kars

    Devamını Oku
  • düzgüsüz:

    BSTS / Ruhbilim Terimleri Sözlüğü

    düzgüsüz anlamı İng. abnormal Osm. gayri tabiî
    Herhangi bir özellik ya da ölçü yönünden olağan ortalamadan olumlu ya da olumsuz yönde açık bir biçimde uzaklaşan (kişi).

    Güncel Türkçe Sözlük

    düzgüsüz anlamı
    sf. Düzgüye uymayan, düzgüsü olmayan, anormal, normatif.

    düzgüsüz eş anlamlısı

    anormal
    sf. (l ince okunur) 1. Genel olana, alışılmışa ve kurala aykırı olan, normal olmayan: “Kadını âdeta şehvetli ve anormal bir zevkle, değil erkek hatta kızlar bile seyrediyordu.” –H. E. Adıvar. 2. Dengesi yerinde olmayan, davranışı bozuk olan, deli: Anormal bir adam.normatif
    sf. fel. ve top. b. 1. Düzgüsel. 2. Düzgüsüz.

    Devamını Oku
  • acımasız:

    Güncel Türkçe Sözlük

    acımasız anlamı
    sf. 1. Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz: “Leylâ Erbil’deki acımasız eleştirelliği yalın çizgilerle dışa vurmuştu.” –S. İleri. 2. zf. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce: “Bomboş, acımasız bakan gözler, sert ince dudaklı ağız…” –N. Cumalı.

    Türkçe – İngilizce

    acımasız anlamı
    sıfat
    1) brutal
    2) ruthless
    3) cruel
    4) relentless
    5) merciless
    6) grim
    7) harsh
    8) pitiless
    9) atrocious
    10) ferocious
    11) slashing
    12) unrelenting
    13) stern
    14) cutthroat
    15) outrageous
    16) tyrannical
    17) implacable
    18) inexorable
    19) fiendish
    20) inhumane
    21) unmerciful
    22) truculent
    23) tyrannic
    24) tyrannous
    25) unpitied
    26) inclement
    27) without remorse
    28) flinty
    29) dead
    30) coldhearted
    31) hard-hearted
    isim
    1) despot

    acımasız eş anlamlısı

    merhametsiz
    sf. Acıması olmayan, acımasız, katı yürekli, kalpsiz: “Babam, kararını merhametsiz bir kalple icra etti.” –Y. K. Beyatlı.merhametsizce
    zf. (merhametsi’zce) Merhamet etmeksizin, merhametsiz bir biçimde, acımadan, merhametsizcesine: “Sarsaklığına tanık olduğumuz birini merhametsizce, akıllı geçinenleri hoyratça aşağılardık.” –E. Şafak.

    “acımasız” için örnek kullanımlar

    Başka hangi ülke, tarihine bu kadar acımasız ve nankör davranabilir?What other country, date, act so cruel and ungrateful?Kaynak: radikal.com.trBu acımasız, anlamsız savaşın, içeride bir galibi de yoktu üstelik.This is brutal, senseless war, moreover, there was also a winner.Kaynak: hakimiyet.comKendinize karşı bazen çok acımasız davranabiliyorsunuz, bilginize.Davranabiliyorsunuz sometimes very cruel to yourself, your knowledge.Kaynak: haberedikkat.comHem de Baas rejiminin tüm acımasız ve zalimce düşmanlığına rağmen.Despite all the brutal and cruel hostility as well as the Ba'ath regime.Kaynak: blog.radikal.com.trAteş Ulusu’nun acımasız, perfeksiyonist prensesi, Zuko’nun kız kardeşidir. Kendisi ağabeyinin aksine acımasız ve egoisttir. Amacına
    Kaynak: AzulaBraunschweig bombardımanı (15 Ekim 1944), II. Dünya Savaşı nın en acımasız yüzlerinden biridir. Kent Kraliyet Hava Kuvvetleri ‘nin 5.
    Kaynak: Braunschweig bombardımanı (15 Ekim 1944)Çok acımasız ve yetenekli bir katildir. Sadakati ve üstün yetenekleri sayesinde Michael Corleone’nin en güvendiği adam haline gelir.
    Kaynak: Al NeriTek özelliği zekasıyken yavaş yavaş acımasız olmayı, güçlü olmayı ve kendine güvenmeyi öğrenen Micheal kısa bir süre sonra babasının
    Kaynak: Michael CorleoneHiçbir hayvana kötü davranılamaz, acımasız ve zalimce eylem yapılamaz. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu olursa, bu bir anda, acı
    Kaynak: Hayvan Hakları Evrensel BeyannamesiTaşralı soylu bir ailenin çocuğuydu; çocukluğunda annesinin köylülere karşı acımasız tutumuna tanık oldu. Bunu sonradan en önemli
    Kaynak: Mihail Yevgrafoviç Saltıkov-ŞçedrinAlkolik bir müzisyen olan babasının Beethoven’a piyano eğitiminde çok sert ve acımasız davrandığı bilinir. Mutsuz bir çocukluk geçiren
    Kaynak: Ludwig van BeethovenTüm dünya tarafından genelde acımasız ve kana susamış bir fatih olarak gözükse de, Moğolistan ‘da oldukça sevilen bir sembol hâline
    Kaynak: Cengiz HanPavlus, çok katı bir Yahudi cemaatine mensuptu ve Hıristiyan olmadan önce ilk Hıristiyanlara acımasız zulümler yaşatmıştı. İstefanos’un
    Kaynak: PavlusBu dönemde Cizvitler, Kilise’ye hoş görünmek için özellikle aforoz edilenlere karşı çok acımasız oldular. Cizvitlerin benzer
    Kaynak: CizvitlerBu memuriyet döneminde şahit olduğu acımasız uygulamalar, emperyalizme karşı geliştirdiği derin öfkeye katkıda bulunmuştur. Gençlik
    Kaynak: George OrwellKararlı, etkileyici ve acımasız bir portre çizen İvan, büyük hırsları olan ve intikam duygusu oldukça yüksek bir Rus lideriydi.
    Kaynak: IV. İvan (Rusya)F. Scott Fitzgerald’ın çok yakından tanıdığı sinema dünyasının acımasız iç yüzünün ortaya serildiği romanın baş karakteri Monroe Stahr,
    Kaynak: Son Düş (roman)

    Devamını Oku
  • callous:

    İngilizce – Türkçe

    callous anlamı
    sıfat
    1) duygusuz
    2) katı
    3) hissiz
    4) nasırlı
    5) şefkâtsiz
    fiil
    1) nasır tutmak
    2) duygusuzlaşmak
    3) hissizleşmek

    “callous” için örnek kullanımlar

    Callous thieves struck at children’s hospitals 80 times in five years.Duygusuz hırsızlar beş yıl içinde çocuk hastanelerinde 80 kez vurdu.Kaynak: deadlinenews.co.ukIt is callous and it is unacceptable to Nigerians and by extension, the NUJ.Bu duygusuz olduğunu ve Nijeryalılar için kabul edilemez ve uzantısı, NUJ olduğunu.Kaynak: worldstagegroup.comThe bulldozers are coming, paid for by the rich and operated by the callous.Buldozerler zengin tarafından ödenen ve duygusuz tarafından işletilen, geliyor.Kaynak: thebrooklynink.comI don’t want either to feel rejected, and I don’t want to be callous with their feelings.Ben reddetti hissediyorum ya istemiyorum, ve ben onların duyguları ile duygusuz olmak istemiyorum.Kaynak: lfpress.comGoodbye Charlie is a 1964 comedy film about a callous womanizer who gets his just reward. It was adapted from George Axelrod ‘s play
    Kaynak: Goodbye CharlieSadism is a behavioral disorder characterized by a callous, vicious, manipulative, and degrading behavior expressed towards other people.
    Kaynak: Sadistic personality disorderIt was declared to be a protest of 150 years of callous treatment and the seizure of land, and was designed to stand in contrast to the
    Kaynak: Day of MourningRoger gradually developed into the cruel, callous, self-interested, devious, crafty, and depraved character he’s been known as for the
    Kaynak: Roger (American Dad!)The inherent irony is that it is the callous playboy Duke himself who is mobile (“inconstant”). A reprise is heard off-stage at the
    Kaynak: La donna è mobile

    Devamını Oku
Sponsorlu Bağlantılar