iğrenebilme ne demek, nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Güncel Türkçe Sözlük

iğrenebilme anlamı
is. İğrenebilmek işi.
Sponsorlu Bağlantılar

iğrenebilme ile en alakalı sözcükler ve anlamı

  • öğrenebilme:

    Güncel Türkçe Sözlük

    öğrenebilme anlamı
    is. Öğrenebilmek işi.

    “öğrenebilme” için örnek kullanımlar

    Özellikler : Kişilerin Messenger sürümlerini öğrenebilme. Alınan ve gönderilen ileti sayılarını görebilme. Alınan son iletiyi ve ileti
    Kaynak: MessengerDiscovery LiveÖzellikler | : Listesinde bulunmadığınız kişileri öğrenebilme. Bildirimler. Sesli bildirimler. Konuşmaya kişi davet edebilme | Kişi listesi ve
    Kaynak: EmeseneTüm teknikleri kolayca öğrenebilme umudu, onu Uchiha İtachi’nin Sharingan’ına yöneltmiştir. Fakat İtachi’nin Sharingan’nın elde edemeyen
    Kaynak: Akatsuki (Naruto)Chiarini’ nin son derece hızlı tempolarda öğrenebilme ve kavrayabilme gibi çoklu-görevlere karşı zamanını iyi kullanabilme yeteneği,
    Kaynak: Gianfranco Chiarini

    Devamını Oku
  • iğrenebilmek:

    Güncel Türkçe Sözlük

    iğrenebilmek anlamı
    (-den) İğrenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

    Devamını Oku
  • akla karayı seçmek:

    Güncel Türkçe Sözlük

    akla karayı seçmek anlamı
    bir işi başarıncaya değin çok sıkıntı çekmek, güçlüklerle karşılaşmak: “Ben kendi hesabıma bir parça Fransızca öğrenebilmek için akla karayı seçtim.” –B. R. Eyuboğlu.

    Devamını Oku
  • alabilme:

    Güncel Türkçe Sözlük

    alabilme anlamı
    is. Alabilmek işi.

    “alabilme” için örnek kullanımlar

    HTC One ise bu dosyadan direkt olarak bilgileri alabilme yeteneğine sahip.HTC One is capable of the information from this file directly.Kaynak: teknokulis.comBunlardan sadece bir tanesi bireyin risk alabilme kapasitesidir.Only one of them is the capacity of the individual risk taking.Kaynak: haberler.comŞimdi bankadan 90 milyonluk krediyi alabilme konusunda da bir takım zorluklar yaşanacak.Now take a bank loan of 90 million live on a number of challenges.Kaynak: kibrisgazetesi.comSeyircisiz oynarken bile Ceza alabilme becerisi..The ability to take an audience, even while playing the Penal ..Kaynak: blog.milliyet.com.trÜst üste 2 sene bu ödülü alabilme başarısını gösterenler ise; Luise Rainer (1936 ve 1937) ve Katharine Hepburn (1967 ve 1968)
    Kaynak: En İyi Kadın Oyuncu Akademi ÖdülüSiyaseten, faşist, milliyetçi ve militarist olduğu kadar hızlı karar alabilme yeteneğine sahip olduğu gerekçesiyle kendisine “Razor”
    Kaynak: Hideki Tōjō12 Kasım 2007 tarihinden itibaren Call of Duty’yi oynamak isteyen Steam kullanıcılarının online oyun mağazasından satın alabilme olanağı
    Kaynak: Call of Dutydurumu (pH), atölyenin sıcaklığı, segatif miktarı, mürekkebin yapısı ve pigment alabilme kabiliyeti Kurumaya doğrudan ya da dolaylı olarak
    Kaynak: Polimerizasyon(Buradaki yapay dünyadan kasıt, spatyumun süptil maddelerinin düşünceyle şekil alabilme özelliğine sahip olmasından dolayı, varlığın
    Kaynak: TeşevvüşYapılan işlemleri sınırsız sayıda geriye ve ileriye alabilme. Ses dosyaları üzerinde çok çeşitli etkiler (efekt) gerçekleştirebilirsiniz.
    Kaynak: AudacityVideo’larda Alt yazıları gösterme ve Görüntü alabilme özellikleri de mevcut. Tamamen özelleştirilebilen ve Kişiselleştirilebilen bir
    Kaynak: KMPlayerden alabilme özelliği nedeniyle leş ile ilk temas eden hayvanlar olmaktadırlar. Kategori:Karasinekler. frr:Bromern. pcd:Mouque à-
    Kaynak: Göksineklerile bir araya getirildiğinde aniden parlayıp alev alabilme özelliğine sahip son derece reaktif ve yanıcı bileşiklere verilen genel isimdir.
    Kaynak: Hipergolik yakıt24/7 sistemi 7 gün 24 saat bulunan ürünlere en yüksek teklifi vererek ürünü alabilme imkanını sunuyor. Site’deki şuanlık sistemle
    Kaynak: LockerzSonradan, bireysel çaba ve nitelikler sonucu toplumsal statü kazananların, kadın-erkek fark etmeden risk alabilme ve özgüven eşiklerinin
    Kaynak: Toplumsal statüKullanıcının kızılötesi spektrumda görmesini sağlama o kadar kullanışlıdır ki kayıtlarının çıktını alabilme çoğunlukla opsiyoneldir.
    Kaynak: Termografi1975 yılından başlayarak 32 adet uçak, elektronik donanım modernizasyonu yapılıp, MR2P ‘de olduğu gibi uçuş sırasında yakıt alabilme
    Kaynak: Hawker Siddeley NimrodÖzellikler : Sizi silen bir kişi hakkında bilgi alabilme. Kişilerin Messenger sürümlerini öğrenebilme. Alınan ve gönderilen ileti sayılarını
    Kaynak: MessengerDiscovery Live100 ünü zorunlu olarak Havuza devretmektedirler, ihtiyari olarak da Havuzda oluşan riskten retrosesyon yoluyla pay alabilme hakları vardır.
    Kaynak: Tarım Sigortaları HavuzuAvrupa Birliği kurumlarına birliğin herhangi bir resmî dilinde dilekçe yazabilme ve aynı dilde yanıt alabilme. Avrupa Parlamentosu , Avrupa
    Kaynak: Avrupa Birliği vatandaşlığıAcıyla yoğrulmuş bir oyun olan Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler, “acı”yı göze alabilme yürekliliğini gösterebilenlere “umut” vaat eder.
    Kaynak: Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler (oyun)Eğer para veripte Club Penguin’i oynarsanız oyunun bütün hizmetlerinden faydalana bilirsiniz ( 20 puffle alabilme, özel odalara girebilme
    Kaynak: Club PenguinBakterinin ortamdan yabancı DNA’yı içine alabilme özelliğine yetkinlik (İng. competence) adı verilir. Yetkinliğin iki tipini ayırdetmek
    Kaynak: TransformasyonÖzellikler | : Çevrimdışı görünüyorken ileti gönderip alabilme. Listesinde bulunmadığınız kişileri öğrenebilme. Bildirimler. Sesli bildirimler
    Kaynak: Emesene

    Devamını Oku
  • gece işi, körler işi:

    Güncel Türkçe Sözlük

    gece işi, körler işi anlamı
    gece yapılan işin verimli olamayacağını anlatan bir söz.

    Devamını Oku
  • içi içine geçmek:

    Güncel Türkçe Sözlük

    içi içine geçmek anlamı
    tedirgin olmak.

    Devamını Oku
  • minicik:

    Güncel Türkçe Sözlük

    minicik anlamı
    sf. Küçücük, ufacık: “Minicik ellerini uzatarak bu taş nedir, diye soruşu hâlâ hatırımızda.” –O. S. Orhon.

    Türkçe – İngilizce

    minicik anlamı
    sıfat
    1) tiny
    2) weeny
    3) dinky
    4) wee
    5) teeny
    6) lilliputian
    7) midget
    8) teeny-weeny

    minicik eş anlamlısı

    ufacık
    sf. Çok ufak, küçücük: “Tepede ev yerine evcilik oynayan ufacık bir kız gördüler.” –L. Tekin.

    “minicik” için örnek kullanımlar

    Herkesi minicik yüreklerin kocaman coşkularını paylaşmaya davet ediyorum.I invite everyone to share their enthusiasm huge tiny hearts.Kaynak: haberler.comBugün adını taşıyan minicik bir köprü olan KwaThema’da cansız bedeni bulundu.Today, the bridge bearing the name of a tiny body was found KwaThema'da.Kaynak: tr.eurosport.comDahası bu işlenmiş sütü, o minicik bebeğin pankreasının sindirmesi imkânsız.Furthermore, the processed milk, it is impossible to digest tiny baby's pancreas.Kaynak: kadinhaberleri.netRakiplerinden oldukça ufak olan telefonun pili de ne yazık ki çok güçsüz: telefonun minicik pili sadece iki saat sesli görüşme süresi sunabiliyor.Competitors in the battery of the phone is rather small, unfortunately, is too weak: only two hours the phone battery in a tiny voice calling time offer.Kaynak: netgazete.comSuda çatlayan yumurtalardan miracidium denen minicik larvalar çıkar. Titrek kirpikleriyle suda serbestçe yüzen bu larvalar bir
    Kaynak: ŞistozomiyazDişçilerin, hastaların dişlerini temizledikleri çok hızlı dönen minicik fırçalar da bu şekildedir. Sanayide kullanılan bazı fırçalar tümüyle
    Kaynak: FırçaÖrneğin final sahnesinde bir fotoğraf karesinde minicik gözüken gazeteci çocuğun sattığı günlük gazetenin sırf tarihini öğrenebilmek için
    Kaynak: Geciken AdaletOysaki bir minicik zamanı ayırıp sadece dinlemek bile bereketi hareketlendirir. Çünkü öyle kodlanmış varlık. Bu böyledir. Momo şimdiki
    Kaynak: MomoŽižek, gerçekte gerçekliğin temelde açık olduğunu ve materyalist “minicik bir fark” olduğunu ileri sürer, ontolojik açıdan, bir
    Kaynak: Slavoj ŽižekEğer bu kamusluk bütünü tek ve minicik bir daire içinde toplamak gerekirse söylenecek söz “Allah ve Resulü; başka her şey hiç ve batıl”
    Kaynak: Necip Fazıl KısakürekHawking’in ortaya koyduğu görüşe göre, herhangi bir nesneye, bir protonun hacmine sığacak şekilde basınç uygulandığında, minicik de olsa
    Kaynak: Kara delik

    Devamını Oku
  • işi iş, kaşığı gümüş:

    Güncel Türkçe Sözlük

    işi iş, kaşığı gümüş anlamı
    “işi Tam istediği yolda” anlamında kullanılan bir söz: “Geldiğine geleceğine şimdi bin pişman! İzmir’de işin iş, kaşığın gümüş be adam, otursana oturduğun yerde!” –A. İlhan.

    Devamını Oku
  • içi içine sığmamak:

    Güncel Türkçe Sözlük

    içi içine sığmamak anlamı
    telaş, sabırsızlık, coşkunluk göstermekten kendini alamamak: “Nazmiye’den çok İhsan’ın içi içine sığmıyor, birazdan başlarına gelecekleri tasarlayarak kahroluyordu.” –O. Kemal.

    Türkçe – İngilizce

    içi içine sığmamak anlamı
    fiil
    1) brim over
    2) be unable to contain oneself for

    Devamını Oku
  • içi içini yemek:

    Güncel Türkçe Sözlük

    içi içini yemek anlamı
    1) istediğini yapamama yüzünden üzülmek: “Bir an önce varalım diye içim içimi yiyor.” –A. İlhan. 2) dert etmek.

    Devamını Oku
Sponsorlu Bağlantılar