hapsetmek ne demek, nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Güncel Türkçe Sözlük

hapsetmek, -der anlamı
(-i, -e) (ha'psetmek) 1. Bir suçluyu hapishaneye koymak. 2. Bir yere kapatıp salıvermemek: Kediyi odaya hapsetti. 3. Engellemek, sınırlamak. 4. (-de) mec. Bir kimseyi veya bir şeyi boşu boşuna tutmak, alıkoymak: Gelirim diye beni akşama kadar burada hapsetti.

Türkçe - İngilizce

hapsetmek anlamı
fiil
1) imprison
2) cage
3) confine
4) incarcerate
5) jail
6) pen
7) immure
8) lock up
9) intern
10) mew
11) restrain
12) shut in
13) shut up
14) detain
15) bar
16) mew up
17) mure
18) pen in
19) pen up

hapsetmek eş anlamlısı

alıkoymak
(-i) 1. Bir süre için bir yerde tutmak: Arkadaşım beni yemeğe alıkoydu. 2. (-den) Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak: "Selim Bey, babamı yemeğinden alıkoyarak mütemadiyen Girit'ten bahsediyordu." -R. N. Güntekin. 3. Ayırıp saklamak: Bu kitabı sizin için alıkoydum. 4. (-den) Yoksun bırakmak: "İlk iki karım beni dalmış olduğum macera âleminden bir adım alıkoymamıştılar." -H. R. Gürpınar. 5. (-i, -den) Mâni olmak, engel olmak: "Zalimi zulmetmekten alıkoyarsan kardeşlik hakkını yerine getirmiş olursun." -N. F. Kısakürek.sınırlamak
(-i) 1. Sınırını çizmek, sınırını belirtmek veya belirlemek. 2. Belli bir sınır içinde bırakmak, belirlemek.

"hapsetmek" için örnek kullanımlar

Çevirme ağları, balık ların etrafını çevirmek ve bunları ağ içerisinde hapsetmek suretiyle yakalanmalarını sağlayan istihsal vasıtası.
Kaynak: Çevirme ağlarıDünya Savaşı sırasında Amerika Birleşik Devletleri 'nde Japon göçmenler ve Japon asıllıları hapsetmek için kurulan toplama kamplarından biri.
Kaynak: Manzanar Toplama KampıTokamak plazmayı hapsetmek için toroidal manyetik alan üreten bir makinedir. Manyetik hapsetme yapan cihaz türlerinden bir tanesi olup
Kaynak: TokamakHedef düşmanı bir bölgeye hapsetmek, yorgun düşürmek ve bölgeyi ele geçirmektir. Her türlü gıda ve besin maddesinin giriş engellenir.
Kaynak: Askeri ablukaOyunu kazanmak için, rakibi mümkün olduğunca dar bir alana hapsetmek ve çıkılması güç boğazlar oluşturmak gerekir. Her oyuncu sınırı ne
Kaynak: Çivi (oyun)Atlantis ekibi yakalanan bazı Wraith ve Genii'leri hapsetmek için bu odaları birkaç kez kullanmıştır. Sandalye odası, Antartika'daki eski
Kaynak: Atlantis (Yıldız Geçidi)Bu şarkının klibini İstanbul'daki stüdyolara hapsetmek istemedim. Daha etkili ve daha farklı olmalıydı. O yüzden Uludağ'da çektik" dedi.
Kaynak: Olacak OlacakBu şarkının klibini İstanbul'daki stüdyolara hapsetmek istemedim. Daha etkili ve daha farklı olmalıydı. O yüzden Uludağ'da çektik" dedi.
Kaynak: Zirve (Demet Akalın albümü)ardından Sovyetler Birliği işgal altındaki Buchenwald Toplama Kampı 'nı tutsak Naziler i ve diğer Almanları hapsetmek amacıyla kullanmıştır.
Kaynak: Jedem das Seine1913'te İttihat ve Terakki yönetimi bellibaşlı muhaliflerini idam ve diğerlerini hapsetmek suretiyle siyasi alanda mutlak egemenliğini
Kaynak: Tek parti rejimiSonrasında canavarın kendisini, ya doğrudan ya da taşıyıcısının bedeninden ayrırak heykelin içine hapsetmek için özel bir ayin başlar.
Kaynak: Akatsuki (Naruto)Montessori, çocukları öğretim adına sıkı disiplin kuralları içine hapsetmek yerine, neyi ne zaman öğreneceklerini çocukların kendi
Kaynak: Anaokulu(Ichibi no Shukaku) ‘yu Gaara'nın içine hapsetmek için bir iyelik tekniği (possession jutsu) uygulamasını, köye dışardan yapılabilecek
Kaynak: Gaara (Naruto)Görünüşlerinin benzemesi yüzünden hükümet Sonic'i hapsetmek ister. Sonuçta Sonic ve Shadow dünyayı beraber kurtarır. Sonic Adventure 2:
Kaynak: Kirpi SonicŞehir çatışmaları: 11 Mart – 15 Mart: Şehri savunanları merkeze hapsetmek amacıyla 1. SS Panzergrenadier Alayı'nın 1. Taburu Volçansk
Kaynak: Üçüncü Harkov Muharebesi(ethnic gulag) olarak nitelendirilen bu kapalı rezervasyon alanlarına yerlileri hapsetmek onları mülksüzleştirip Beyazlarla olan ekonomik
Kaynak: Tasmanya Soykırımı
Sponsorlu Bağlantılar

hapsetmek ile en alakalı sözcükler ve anlamı

  • esir etmek:

    Güncel Türkçe Sözlük

    esir etmek anlamı
    1) tutsak durumuna getirmek: “Beni bir takım vahşi çapulcular esir edip sımsıkı bağladıkları hâlde memleketlerine götürdüler.” –N. F. Kısakürek. 2) alıkoymak, meşgul etmek.

    Türkçe – İngilizce

    esir etmek anlamı
    fiil
    1) enthrall
    2) enslave
    3) enthral

    esir etmek eş anlamlısı

    alıkoymak
    (-i) 1. Bir süre için bir yerde tutmak: Arkadaşım beni yemeğe alıkoydu. 2. (-den) Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak: “Selim Bey, babamı yemeğinden alıkoyarak mütemadiyen Girit’ten bahsediyordu.” –R. N. Güntekin. 3. Ayırıp saklamak: Bu kitabı sizin için alıkoydum. 4. (-den) Yoksun bırakmak: “İlk iki karım beni dalmış olduğum macera âleminden bir adım alıkoymamıştılar.” –H. R. Gürpınar. 5. (-i, -den) Mâni olmak, engel olmak: “Zalimi zulmetmekten alıkoyarsan kardeşlik hakkını yerine getirmiş olursun.” –N. F. Kısakürek.meşgul etmek
    1) vaktini almak; 2) uğraştırmak; 3) oyalamak.

    Devamını Oku
  • internment camp:

    İngilizce – Türkçe

    internment camp anlamı
    isim
    1) toplama kampı

    “internment camp” için örnek kullanımlar

    Roman is one of nine aliens who have been trapped in an internment camp on earth for the last decade.Roma son on yıldır yeryüzünde bir toplama kampı sıkışıp oylandı dokuz yabancılar biridir.Kaynak: blog.zap2it.comRemarkable internment camp letters dating back to World War II is found at a former pharmacy in Denver.Dünya Savaşı kadar uzanan Olağanüstü kampı harflerle Denver eski bir eczane bulunur.Kaynak: huffingtonpost.comHe survived at sea for 47 days before being imprisoned in a Japanese internment camp for two and a half years.O iki buçuk yıldır bir Japon gözaltı kampında tutsak edilmeden önce 47 gün süreyle denizde atlattı.Kaynak: seattlepi.comWilliams has previously made a documentary about Wodehouse for the BBC Omnibus programme, in which he interviewed some of the author’s fellow inmates at the internment camp.Williams daha önce BBC Omnibus program için Wodehouse hakkında bir belgesel yaptı, hangi o kampında yazarın hemcinsleri bazı röportaj.Kaynak: independent.co.uk

    Devamını Oku
  • concentration camp:

    İngilizce – Türkçe

    concentration camp anlamı
    isim
    1) toplama kampı

    “concentration camp” için örnek kullanımlar

    Schul died at the hands of the Nazis in Terezin concentration camp aged only 28.Schul sadece 28 yaş Terezin toplama kampında Naziler elinde öldü.Kaynak: clitheroeadvertiser.co.ukProfessors, academics, journalists, authors are there in the concentration camp.Profesörler, akademisyenler, gazeteciler, yazarlar toplama kampında vardır.Kaynak: dailytimes.com.pkHe was arrested by the Gestapo in 1944 and deported to the concentration camp Buchenwald.1944 yılında Gestapo tarafından tutuklandı ve toplama kampı Buchenwald sürüldü.Kaynak: dw.deThe local series featured narratives from veterans, families and concentration camp survivors.Yerli dizi gaziler, aileleri ve toplama kampı kurtulanlardan anlatılar özellikli.Kaynak: armytimes.com

    Devamını Oku
  • öpüp başına koymak:

    Güncel Türkçe Sözlük

    öpüp başına koymak anlamı
    1) bir nimeti veya kutsal sayılan bir varlığı saygıyla el üstünde tutmak, yüksekte tutmak; 2) bir şeyi memnunlukla karşılamak, saygı duymak, saygıyla karşılamak: “Ne dediği bilinmez, anlaşılmaz, kapalı kutu şiirleri öpüp başımıza koymak lazım geliyor.” –R. H. Karay.

    Devamını Oku
  • nişan koymak:

    Güncel Türkçe Sözlük

    (bir şeyi veya bir şeye) nişan koymak anlamı
    ileride tanıyabilmek veya ölçebilmek için bir şeyin durumunu, onun herhangi bir özelliğini akılda tutmak veya iz bırakmak: Dönüşte yolumuzu şaşırmamak için şu çifte kavakları nişan koymuştuk.

    Devamını Oku
  • kormak:

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    kormak anlamı
    Terk etmek, bırakmak.

    Şabanözü *Polatlı –Ankara

    “kormak” için örnek kullanımlar

    1263 yılında Altın Orda istilasına karşı İlhanlıları kormak için müstahkem mevzi inşa eden Gürcüler Altın Orda ile savaşmak durumunda
    Kaynak: VII. Davit UluFakat son yıllarda bu ildeki Toskana kırsal ve tarımsal arazilerini kormak için birçok kontrol tedbirleri alınmıştır. Aynı zamanda ilin
    Kaynak: Firenze ili(Şanghay sakinlerini kormak amacıyla, 2800 İngiliz, 2600 Amerikan, 2500 Japon, 2000 Fransız ve 800 İtalyan askerleri konuşlandırılıyordu.
    Kaynak: Çin-Japon SavaşıDedi ki: Azâbın şiddetinden kormak ve büyük sevaplara teşvik etmekle. Dedim ki: Korkuya nasıl ulaşılır? Dedi ki: Bu âkıbeti düşünmekle mümkün
    Kaynak: Haris el-Muhasibi

    Devamını Oku
  • sonic:

    İngilizce – Türkçe

    sonic anlamı
    sıfat
    1) sonik
    2) ses
    3) sesle ilgili
    4) ses dalgaları ile ilgili

    “sonic” için örnek kullanımlar

    This collaboration tool helped build the latest Sonic the Hedgehog game.Bu işbirliği aracı en son Sonic Kirpi oyunu oluşturmak yardımcı oldu.Kaynak: citeworld.comInsinuated that the Pam Ferris nun was familiar with his sonic screwdriver.Pam Ferris rahibe Onun sonik tornavida aşina olduğunu ima etti.Kaynak: mirror.co.ukSega mascot Sonic can cross a continent in no time at all.Sega maskotu Sonic hiçbir zaman bir kıtanın geçebilir.Kaynak: venturebeat.comA sonic boom is the sound associated with the shock wave s created by an object traveling through the air faster than the speed of sound.
    Kaynak: Sonic boomThe Latin synonym is “sonic“, after which the term sonics used to be a synonym for acoustics and later a branch of acoustics Frequencies
    Kaynak: AcousticsIt is this shock wave that causes the sonic boom heard as a fast moving aircraft travels overhead. A person inside the aircraft will not
    Kaynak: Mach number

    Devamını Oku
  • incarcerate:

    İngilizce – Türkçe

    incarcerate anlamı
    fiil
    1) hapsetmek
    2) kapatmak
    3) sıkıştırmak

    “incarcerate” için örnek kullanımlar

    First, they incarcerate fewer persons for minor offenses.Birincisi, küçük suçlar için daha az kişi hapsedin.Kaynak: evanstonnow.comDespite any remorse expressed, the next sound is that of the jail cell clanking close to incarcerate the convicted.Ifade herhangi bir pişmanlık rağmen, sonraki ses mahkum hapsetmek yakın clanking hapis hücre olmasıdır.Kaynak: patriotpost.usWe should NOT have to pay huge sums of money to incarcerate these people or ship them back to their country of origin.Biz bu insanları hapsetmek veya menşe ülkelerine geri göndermek için para büyük meblağlar ödemek zorunda DEĞIL.Kaynak: gvnews.comThe goal is the same at each: Treat rather than incarcerate nonviolent offenders who break the law because of mental illness.Amacınız her aynı nedeni: ruhsal hastalık Kanuna aykırı şiddet suçluların tedavi yerine hapsedin.Kaynak: concordmonitor.com

    Devamını Oku
  • kaşektik:

    BSTS / İç Hastalıkları Terimleri Sözlüğü

    kaşektik anlamı İng. cachectic
    Aşırı zayıf.

    BSTS / Patoloji Terimleri Sözlüğü

    kaşektik anlamı İng. cachectic
    Beden zayıflığına bağlı olan.

    “kaşektik” için örnek kullanımlar

    Hasta hayvanlar ileri dönemlerde kaşektik bir hal alırlar. Genel semptomlar: anemi, bağırsak duvarında kalınlaşma ve kronik zayıflıktır.
    Kaynak: Paratuberculosis

    Devamını Oku
  • dışında bırakmak:

    Güncel Türkçe Sözlük

    dışında bırakmak anlamı
    hariç tutmak: “Biz herhangi bir teşebbüs ihtimalini ebediyen hudutlarımız dışında bırakmak istiyoruz.” –N. F. Kısakürek.

    “dışında bırakmak” için örnek kullanımlar

    Bu tarz maçları değerlendirme dışında bırakmak lazım.I need to exclude this kind of assessment matches.Kaynak: 365gunspor.com

    Devamını Oku
Sponsorlu Bağlantılar