gübrelemek ne demek, nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Güncel Türkçe Sözlük

gübrelemek anlamı
(-i) Verimini artırmak için toprağa gübre dökmek.

Türkçe - İngilizce

gübrelemek anlamı
fiil
1) fertilize
2) compost
3) fatten
4) muck
5) manure
6) dung

"gübrelemek" için örnek kullanımlar

Onun görevi, toprağı gübrelemek,çapalamak ve aşılamak, velhasıl zemini hazırlamaktı. Ama bunun için de uygun bir toprağın olması
Kaynak: Ufukların Sultanı / Fatih Sultan Mehmed
Sponsorlu Bağlantılar

gübrelemek ile en alakalı sözcükler ve anlamı

  • çapalamak:

    BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu

    çapalamak anlamı Fr. sarcler
    (tarım)

    Güncel Türkçe Sözlük

    çapalamak anlamı
    (-i) Çapa ile toprağı kabartmak: “Ana çapa çapalar, ot yolar, soğan, sarımsak, yeregeçen eker.” –T. Buğra.

    Türkçe – İngilizce

    çapalamak anlamı
    fiil
    1) spud
    2) hoe
    3) grub
    4) grub up
    5) spud up
    6) spud out
    7) pick

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    çapalamak anlamı
    Uğraşmak, didinmek.

    *Çarşamba –Samsun
    Ordu

    çapalamak anlamı
    Ustaca aramak.

    Körküler *Yalvaç –Isparta

    “çapalamak” için örnek kullanımlar

    Onun görevi, toprağı gübrelemek,çapalamak ve aşılamak, velhasıl zemini hazırlamaktı. Ama bunun için de uygun bir toprağın olması
    Kaynak: Ufukların Sultanı / Fatih Sultan Mehmed

    Devamını Oku
  • velhasıl:

    Güncel Türkçe Sözlük

    velhasıl anlamı
    zf. (ve’lha:sıl) Kısacası: “Mehtap, iri güller ve senin en güzel aksin / Velhasıl o rüya duruyor yerli yerinde.” –Y. K. Beyatlı.

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    velhâsıl anlamı
    (< Ar.ve'l-hâsıl) velhasıl, sözün kısası

    velhasıl eş anlamlısı

    kısacası
    zf. (kısa’cası) Kısa söylemek gerekirse, sözün kısası, elhasıl, velhasıl, velhasılıkelam: “Bir kimse, doktor, avukat, yargıç, kunduracı, kısacası ne iş görürse görsün, gerekli sanat eğitiminden yoksunsa gördüğü işin önemini kavrayamaz.” –N. Cumalı.

    “velhasıl” için örnek kullanımlar

    Velhasıl imece usulü çok güzel eserleri birarada yaptık ve Nebil’in belgeselllerine destek verdik.In short, working together works together very nicely made ​​and support given Nebil'in belgeselllerine.Kaynak: gundem.milliyet.com.trVelhasıl kelam, ister ekonomi, ister siyaset, neresinden bakarsanız bakın, Türkiye bir kabile gibi yönetiliyor.In short theology, or economics, or politics, but from where you look at it, Turkey is ruled as a tribe.Kaynak: ulusalkanal.com.trTehlikeli bir merak velhasıl.In short, a dangerous curiosity.Kaynak: haberturk.comTolkaçof: Diye deli oluyorlar;sonra aşk oyunları, -EFEKT:kıkırdamalar, rabarba duyulur- amatör oyunculuklar; velhasıl hiçbirinden olumlu
    Kaynak: RabarbaOnun görevi, toprağı gübrelemek,çapalamak ve aşılamak, velhasıl zemini hazırlamaktı. Ama bunun için de uygun bir toprağın olması
    Kaynak: Ufukların Sultanı / Fatih Sultan Mehmedİlk sınıf, aile sahibi olmayarak âlil, sakat, velhasıl maişetlerini tedarike gayri muktedir olan mesakinlerden oluşmaktadır.
    Kaynak:

    Devamını Oku
  • aşılamak:

    BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu

    aşılamak anlamı Fr. greffer
    (tarım)

    Güncel Türkçe Sözlük

    aşılamak anlamı
    (-i, -e) 1. tıp Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak. 2. tıp Başkasına hastalık geçirmek. 3. Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek. 4. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak. 5. mec. Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek: “Çalışıp çabaladı, sonunda bana da tahlilci bir zihniyet aşıladı.” –H. E. Adıvar.

    Türkçe – İngilizce

    aşılamak anlamı
    fiil
    1) instill
    2) instil
    3) inoculate
    4) inspire
    5) vaccinate
    6) imbue
    7) fertilize
    8) indoctrinate
    9) graft
    10) infect
    11) transfuse
    12) plant
    13) bud
    14) pass on an ilness
    15) suggest
    16) engraft
    17) envenom
    18) impregnate
    19) infuse into
    20) ingraft

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    aşılamak anlamı
    1. Katmak, karıştırmak. 2. Eski bir şeyi yenilemek, Tamir etmek: Bahçeyi diktiydik, bir çok yerleri bitmemiş, bugün aşıladım geldim.aşılamak anlamı
    Aşı yapmak

    Uşak

    aşılamak eş anlamlısı

    etkilemek
    (-i) 1. Etkiye uğratmak, tesir etmek: “Toplumu etkileyen olaylara herkes kendi yorumunu katıyor.” –N. Cumalı. 2. Karşısındaki kişiyi kendi duygu ve istekleri doğrultusuna yöneltmek.telkin etmek
    aşılamak: “Çocukluğumun en derin, en sürekli, en ihtiraslı sevgisini bana telkin eden bu üvey annemdi.” –Y. K. Karaosmanoğlu.

    “aşılamak” için örnek kullanımlar

    Bizim bu sınavdaki amacımız gençlere Peygamber sevgisi aşılamak.Our aim is that the exam for young people to instill the love of the Prophet.Kaynak: merhabahaber.comAraya nifak sokmak, fitne aşılamak için elinden geleni yapacaktır.To put together discord, strife will do its best to instill.Kaynak: haber.rotahaber.comAmacımız deprem ülkesi olduğumuz için bölgemizde bu bilinci aşılamak.Our goal is to instill this awareness in our region because we are a country of earthquakes.Kaynak: haber3.comHer şeyden önce Bursa’ya sahip çıkmak Bursalı olma bilincini aşılamak.First of all, go out with Bursa Bursa instill a sense of being.Kaynak: blog.milliyet.com.trDidaktik Şiir belli bir düşünceyi aşılamak veya belli bir konuda öğüt, bilgi vermek, bir ahlak dersi çıkarmak amacıyla öğretici nitelikte
    Kaynak: Didaktik şiirİstanbul Lisesi öğrencilerine spor kültürünü aşılamak ve geliştirmek amacıyla Kültür Haftasının hemen ardından Spor Şöleni’ni düzenler.
    Kaynak: İstanbul Lisesi Uluslararası Spor ŞöleniSöylev, Nutuk veya Hitabet, dinleyicilere belli bir fikri, bir duyguyu aşılamak için söylenen uzunca sözlere denir. Söylev,
    Kaynak: SöylevÜretilmesi istenilen, kalite li, bol verimli ve hastalıklara dayanıklı meyve çeşitlerini, aşılamak yoluyla çoğaltmak imkânı sağlanmaktadır
    Kaynak: Aşı (botanik)ulaşımın nasıl olduğuna dair ipuçları vererek insanlara bir tarih bilinci aşılamak ve bunun yanında da gündelik hayatın monotonluğunu bir
    Kaynak: Nostaljik tramvayDerginin en önemli misyonlarından biri de Lazlar ‘a Kafkasyalı lık bilincini aşılamak için mücadele vermek ve diğer Kafkas kökenli
    Kaynak: OgniŞair bu kitaptaki şiirlerde genellikle ahlâklı olmanın, bencillikten kurtulmanın, yoksul ve sakatlara yardım etmenin gereğini aşılamak,
    Kaynak: Şerminbir yandan da genç kuşak için sinema eğitimleri düzenlemek, onlara sinema yapabilme cesaretini aşılamak amacını güttüklerini belirtmişlerdir.
    Kaynak: Türk Sinematek DerneğiOnun görevi, toprağı gübrelemek,çapalamak ve aşılamak, velhasıl zemini hazırlamaktı. Ama bunun için de uygun bir toprağın olması
    Kaynak: Ufukların Sultanı / Fatih Sultan MehmedEserlerimde okuyucularıma herhangi bir fikir veya duygu aşılamak iddiasında değilim. Okuyucularım romanlarımı severek okuyanlar ve bazı
    Kaynak: Muazzez Tahsin Berkandkullanma alışkanlığı kazandırmak, zamana riayet, uçuculuk örf ve adetlerini aşılamak, temel havacılık bilgilerini uygulama ortamında öğretmektir.
    Kaynak: Hava Harp OkuluBu özelleştirilmiş sözdizim özellikle yeni programcılara nesne yönelimli programlamayı aşılamak için ise yaramaktadır. C# programlama
    Kaynak: Sözdizimsel şekerOlimpizm ruhunu aşılamak ve özellikle Karadeniz Bölgesi’nin tanıtımına katkıda bulunmak amacıyla, Türkiye’nin önderliğinde, 07-12 Eylül
    Kaynak: Karadeniz OyunlarıÇok iyi piyano çalan Sona Hanım çocuklarına sanat aşkını aşılamak için yoğun çaba harcamıştı. Babası ise Azeri folk müziğini bilen ve
    Kaynak: Kara Karayevgeçme aşamasında olan ve Batı karşısında kendisini aşağılanmış hisseden Türk milletine özgüven aşılamak Teorinin amaçları arasında görülmüştür.
    Kaynak: Güneş-dil teorisiKişilere sosyal ahlâk ilkeleri çerçevesinde sosyal sorumluluk aşılamak. Toplumun genel kültürel, meslekî ve eğitim ihtiyacını karşılamak.
    Kaynak: Toplumsal eğitim bilimi”Türk-İslam Ülküsü” ideolojisi, özellikle taşralı dindar ve muhafazakâr gençleri örgütlenmek ve milli değerleri aşılamak için yararlı olmuştur.
    Kaynak: Ülkücülükgizlice bazı yeteneklerini köreltmek veya onlara bazı davranış biçimlerini aşılamak gibi uygulamalarda bulunmayacağını kim garanti edebilir?
    Kaynak: Genetiği değiştirilmiş organizmalarİstanbul Lisesi öğrencilerine spor kültürünü aşılamak ve geliştirmek amacıyla Kültür Haftasının hemen ardından Spor Şölenini düzenler.
    Kaynak: İstanbul Lisesi

    Devamını Oku
  • fışkılamak:

    Güncel Türkçe Sözlük

    fışkılamak anlamı
    (-i) Toprağı fışkı ile gübrelemek.

    Devamını Oku
  • alakalı:

    Güncel Türkçe Sözlük

    alakalı anlamı
    sf. İlgili.

    Türkçe – İngilizce

    alakalı anlamı
    sıfat
    1) relevant

    alakalı eş anlamlısı

    ilgili
    sf. İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik: “Tütün piyasası ile ilgili hesapların bir ucu, yine elindeydi.” –N. Cumalı.

    “alakalı” için örnek kullanımlar

    Bu durum daha çok üreticilerin teknolojileri ve tasarımları ile alakalı.It is often associated with manufacturers' technologies and designs.Kaynak: veteknoloji.comArtık filmle alakalı yapılabilecek hiç bir şey kalmıyor geriye!Now not something to be done about the film back!Kaynak: televizyongazetesi.comHabibe Koçak, mantar yetiştiriciliği ile alakalı bilgi topladı.Habibe Kocak, gathered information about mushroom cultivation.Kaynak: haber.stargazete.comOkuyucular bu bölümde yaşam / sağlık ile alakalı haberlere ulaşabiliyor.Readers of this section, life / health-related news can reach.Kaynak: haberaktuel.comYeraltı hiphop, ticari amaç olmadan yapılan hiphop kültürüyle alakalı her şey için kullanılan terimdir. Terim özellikle, küçük bağımsız
    Kaynak: Yer altı hip hopAbdülhamid’in Kurtlarla Dansı, Mustafa Armağan ‘nın 2006 yılında kaleme aldığı Osmanlı padişahı II. Abdülhamid ile alakalı eseridir.
    Kaynak: Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı 2Aşağıda Kuzey Kore ‘nin nükleer silah gelişimi ile alakalı bir kronoloji verilmiştir. Beş ülke – Amerika Birleşik Devletleri , Güney Kore
    Kaynak: Kuzey Kore nükleer tartışmasının yakın tarihçesiUfukların Sultanı – Fatih Sultan Mehmed – , Mustafa Armağan’nın 2006 yılında kaleme aldığı Osmanlı padişahı II. Mehmed ile alakalı
    Kaynak: Ufukların Sultanı / Fatih Sultan MehmedBu madde Orta Doğu ‘daki cadılıkla alakalı değildir. Orta Doğu’da cadılıkla ilgili bilgi için Orta Doğu’da cadılık maddesine bakınız
    Kaynak:

    Devamını Oku
  • dımışkılamak:

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    dımışkılamak anlamı
    Süslemek.

    *İncesu –Kayseri

    dımışkılamak anlamı
    Toprağı çapalamak, düzeltmek: Tarlayı öyle bir dımışkıladım ki kaymak gibi oldu.

    Nevşehir

    Devamını Oku
  • şehzadelik:

    Güncel Türkçe Sözlük

    şehzadelik, -ği anlamı
    is. 1. Şehzade olma durumu. 2. Şehzadenin görevi.

    “şehzadelik” için örnek kullanımlar

    Osmanlı İmparatorluğu döneminde birçok padişah Amasya’da dünyaya gelmiş ve şehzadelik yapmıştır. padişahlar Amasya’da şehzadelik yapmışlardır.
    Kaynak: AmasyaYavuz Sultan Selim , Şah İsmail ile mücadelenin – kendisi için – şehzadelik sıfat ve salahiyetleri ile mümkün olmayacağını düşünerek bir
    Kaynak: Şehzade KorkutBazı rivayetlere göre Fatih Sultan Mehmet Han Amasya’da şehzadelik yaptığı süre içerisinde eğitimini bu köyde tamamlamıştır.
    Kaynak: Dadıköy, AmasyaBabası ve amcası Sultan Abdülaziz saltanat yıllarında özgür ve rahat bir şehzadelik yaptı. 1872’de başkadını olan Kamures ile “izdivaç”
    Kaynak: V. MehmedMehmed’in şehzadelik günlerinden bu yana yanında olmuş ve padişah olduğunda da onunla birlikte başkent Edirne’ye gitmiştir. Fetih
    Kaynak: Fetih 1453Mehmed’in şehzadelik yıllarına ait olan karalama defterinde Latin harfleri, Arap harfleri, Roma büstlerini andıran insan çizimleri ve
    Kaynak: II. Mehmed

    Devamını Oku
  • gıda güvenilirliği:

    BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü

    gıda güvenilirliği anlamı İng. food safety
    Gıda maddelerinin her türlü bozulma ve bulaşma etkeninden uzaklaştırılarak tüketime uygun olması.

    Devamını Oku
  • güvenirlik görevi:

    BSTS / Yapım İyeliği Terimleri Sözlüğü

    güvenirlik görevi anlamı İng. guarantee function Osm. garanti fonksiyonu, teminat fonksiyonu Alm. garantiefunktion Fr. fonction de garantie
    Markanın halk üzerinde güven duygusunu uyandırma görevi.

    Devamını Oku
  • askerlik görevi:

    Türkçe – İngilizce

    askerlik görevi anlamı
    military service

    “askerlik görevi” için örnek kullanımlar

    Vural Yiğit kitabında Midilli ailesinin köklerini 1725 yılında Urfa’da doğan, askerlik görevi için Midilli adasına gelip buraya yerleşen Bekir Ağa ile başlatır.The roots of his family born in Urfa in 1725 Vural Yigit pony book, come and settled here in the island of Lesbos for military service starts with Bekir Aga.Kaynak: focafoca.com

    Devamını Oku
Sponsorlu Bağlantılar