formunu korumak ne demek, nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Güncel Türkçe Sözlük

formunu korumak anlamı
1) gerekli güç ve yeteneği bozmadan sürdürmek; 2) diri ve canlı görünmek.

"formunu korumak" için örnek kullanımlar

Kardashian hamileliği sırasında formunu korumak için de eskisinden daha fazla egzersiz yapmaya başladı.Kardashian to keep fit during her pregnancy began to exercise more than ever.Kaynak: haber3.comFormunu korumak için uzun süredir aletli pilates yapan Özge Ulusoy, bir yandan da esnekliğini konuşturdu.Pilates for a long time to maintain the form of the instrument Ozge Ulusoy, talk on the one hand, the flexibility.Kaynak: takvim.com.trKıvrımlı ve dolgun hatlarıyla dikkat çeken Brook, formunu korumak için pilates ve yoga yaptığını söyledi.Striking curved lines and plump Brook, said that pilates and yoga to keep fit.Kaynak: magazin.haberturk.com
Sponsorlu Bağlantılar

formunu korumak ile en alakalı sözcükler ve anlamı

  • güncelliğini korumak:

    Güncel Türkçe Sözlük

    güncelliğini korumak anlamı
    önemini sürdürmek, yitirmemek: “Bu sorun hâlâ bütün güncelliğini korumaktadır.” –S. İleri.

    Devamını Oku
  • yoga:

    Güncel Türkçe Sözlük

    yoga anlamı
    is. (yo’ga) Ruhsal yaşama ve bedene egemen olmayı amaçlayan Hint felsefe sistemi.

    İngilizce – Türkçe

    yoga anlamı
    isim
    1) yoga

    “yoga” için örnek kullanımlar

    O süreçten sonra da yoga, dinlendirici meditasyon yapmaya başladım.He then process yoga, meditation, I began to relaxing.Kaynak: sabah.com.trÖzel hoca eşliğinde haftada iki gün yoga, üç gün de fitness yapıyorum.Two days a week with a private teacher of yoga, fitness'm three days.Kaynak: sabah.com.trNefes deyince yoga gibi bir şey algılanıyor ama öyle değil.But it is not perceived when we say something like yoga breathing.Kaynak: gazetea24.comKıvrımlı ve dolgun hatlarıyla dikkat çeken Brook, formunu korumak için pilates ve yoga yaptığını söyledi.Striking curved lines and plump Brook, said that pilates and yoga to keep fit.Kaynak: aksam.com.trHer insanın içinde varolan bir enerjinin ( Kundalini) uyandırılması (Aydınlanma) deneyimiyle başlayan bir yoga türüdür. Kundalini
    Kaynak: Sahaja YogaRaghuram 1998’e dek farklı departmanlarda çalışarak, ardından yoga ve hint felsefesi ne daha fazla vakit ayırabilmek için işini bırakmıştır.
    Kaynak: N.V. RaghuramSiddhi ya da siddhi’ler paranormal yeteneklerin yoga terminolojisindeki adıdır. ” “Sidh” sözcüğünden türetilen terim, Sanskrit dilinde “
    Kaynak: SiddhiSadu veya Sadhu, kendini dünya nimetlerinden çekmiş ya da yoga yapan (yogi ) kişiler için kullanılan bir terim olup bu kişiler hayatın ilk
    Kaynak: SaduGençliğinde Himayalaların geleneksel manastır larında yoga ilmi ve felsefesinin çeşitli disiplinlerini tecrübe etti. Yüksek eğitimini
    Kaynak: Swami Rama1900’lü yılların başlarında Hindistan ‘da bağımsızlık fikrinin yayılmasına yardım etti. Bhagavat Gita ‘daki yoga yorumlarına benzer bir
    Kaynak: Sri AurobindoUyku-uyanıklık arası denilen bu yarı uyku hali doğal olarak meydana geldiği gibi, çeşitli yöntemlerle (zen , meditasyon , yoga ,
    Kaynak: Uyku-uyanıklık arasıkültürüne olduğu kadar sert Yoga çalışmalarından da (Power Yoga vs. yoga türleri) oldukça farklıdır. özellikle Hatha Yoga uygulamasından
    Kaynak: Çigong

    Devamını Oku
  • aletli:

    Güncel Türkçe Sözlük

    aletli anlamı
    sf. Aleti olan veya aletle yapılan.

    “aletli” için örnek kullanımlar

    Formunu korumak için uzun süredir aletli pilates yapan Özge Ulusoy, bir yandan da esnekliğini konuşturdu.Pilates for a long time to maintain the form of the instrument Ozge Ulusoy, talk on the one hand, the flexibility.Kaynak: televizyongazetesi.comYoksa verdiğiniz televizyonda birlikte maç izleyip, sonrada gönderdiğiniz malzemeyle aletli jimnastik mi yapıyorlar?Or that you watch the match together on TV, then sent the material apparatus gymnastics are they doing?Kaynak: etikhaber.comFIBA standartlarına uygun basketbol ve voleybol sahası ile aletli jimnastik, kafeterya, soyunma odaları ve çok amaçlı toplantı salonunun bulunacağı salon, kentte önemli bir eksikliği giderecek.FIBA standards, with basketball and volleyball courts a fitness center, cafeteria, locker rooms, and a multi-purpose meeting room to have a salon in the city to eliminate a significant lack.Kaynak: haberler.comBir yaşından itibaren tüm yaş grubundaki çocuklar için ayrı oyun alanları bulunan parkta; paten alanı, sek sek oyun alanı, labirent alanı, fıskiyeli kuru havuz, aletli spor alanları yer alacak.A separate play areas for children of all ages from the age of the park, skating rink, hopscotch playground, maze area, fountain, dry dock, instrument will include sports fields.Kaynak: haber3.comAlet uçuşu, aletli uçuş veya IFR uçuş; uçak dışındaki (haricî) görsel referanslarla uçuşun tehlikeli olduğu durumlarda uçak içindeki
    Kaynak: Alet uçuşuDerinlik sarhoşluğu (azot narkozu, inert gaz narkozu ve Martini etkisi olarak da bilinir) derinlerde aletli dalış yapılırken meydana
    Kaynak: Derinlik sarhoşluğuDenizaltı lar, hem su altında aletli seyir gerçekleştirdiğinden, hem de gizliliği önemli olduğundan seyrüsefer sistemleri gelişmiş araçlar
    Kaynak: Denizaltı alıcılarıVe aynı zamanda aletli uçuş kullanan ilk yolcu uçağıdır. Modeller: Boeing 767 Uçakları dört ana model olarak incelenebilir 767-200//767-300//
    Kaynak: Boeing 767Diğer bütün sporlardan farklı bir hedef olarak, bütün kas ların tek tek aletli ya da aletsiz çalıştırılmasıyla sıkılaştırılması ve
    Kaynak: FitnessHeliportlarda, helipedlerin aksine aletli uçuş kuralları (IFR (Instrument flight rules) kullanılarak iniş ve kalkış yapılır.
    Kaynak: HeliportDağcılık dışında mağaracılık, aletli dalış , yamaç paraşütü , motor sporları , bisiklet ve yelken sporuyla ilgilenmektedir.
    Kaynak: Nasuh Mahrukiözellikle aletli ve aletsiz jimnastik hakkındaki yeni yöntemleri dönüşte Galatasaray Lisesi ‘nde tatbik etmek üzere öğrenmiş ve bizzat uygulamıştır.
    Kaynak: Faik ÜstünidmanSpora Mekteb-i Bahriye (Deniz Harp Okulu ) öğrencisiyken başladı. Güreş ve aletli jimnastik le meşgul oldu. 1903’te arkadaşlarıyla
    Kaynak: Ahmet Fetgeri AşeniOksijen zehirlenmesi, aletli dalış yapanlar, yüksek yoğunlukta suplemental oksijen verilenler (özellikle prematüre bebekler) için bir
    Kaynak: Oksijen zehirlenmesiTürkiye’de aletli jimnastik yapan ilk kadın oldu Çeşitli okullarda ve halk evleri nde jimnastik öğretmenliği yaptı. Argun, 1941 yılında
    Kaynak: Mübeccel ArgunABC(Serbest dalıcılık) ve Aletli dalıcılık. Serbest dalıcılıkta kullanılan araçlar ve görevleri. malzemeleri kısmen aletli dalıcının temel
    Kaynak: DalgıçYüksek basınçlı hava ile doldurulmuş tüpteki gazı soluyarak, yüzeye bağımlı olmaksızın yapılan aletli dalıştır. Self Contained Underwater
    Kaynak: Dalgıçlıkbilgisayar laboratuvarı, kapalı spor salonu, aletli jimnastik salonu ve dans salonu, yemekhane, kantin, kız öğrencilerin kaldığı pansiyon bulunur.
    Kaynak: Cağaloğlu Anadolu Lisesi

    Devamını Oku
  • kıvrımlı:

    BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu

    kıvrımlı anlamı Osm. mültevî Fr. plissé
    (coğrafya)

    Güncel Türkçe Sözlük

    kıvrımlı anlamı
    sf. Kıvrımı olan.

    Türkçe – İngilizce

    kıvrımlı anlamı
    sıfat
    1) meandering
    2) corrugated
    3) curly
    4) tortuous
    5) twisted
    6) curled
    7) sinuous
    8) plaited
    9) serpentine
    10) crinkly
    11) voluted

    “kıvrımlı” için örnek kullanımlar

    Ünlü manken Kelly Brook’un kıvrımlı ve dolgun hatları yüzünden başlayan tartışma büyüyor.Celebrity model Kelly Brook curvy and fuller discussion started because of the growing lines.Kaynak: magazinkolik.comKıvrımlı hatlarıyla son dönemlerin gözde Victoria’s Secret modeli Kate Upton’ın bu pozları çok konuşuldu.Curved lines, Victoria's Secret model Kate Upton in recent times, this poses a very discussed.Kaynak: habermolasi.comKıvrımlı ve dolgun hatlarıyla dikkat çeken Brook, formunu korumak için pilates ve yoga yaptığını söyledi.Striking curved lines and plump Brook, said that pilates and yoga to keep fit.Kaynak: aksam.com.trSüper hassas dokunmatik özelliğiyle kıvrımlı 4.3 inç Clear Black Ekran, son derece tepkisel bir deneyim sunuyor.Super sensitive touch feature, curved 4.3-inch Clear Black Display, offers an experience that is extremely responsive.Kaynak: sabah.com.trKorno, salyangoz kabuğu gibi kıvrımlı, bakır borudan yapılan, üflemeli bir çalgıdır. İtalyanca ‘da “boynuz” anlamına gelen “corno”
    Kaynak: KornoDiğer bir deyişle, mitokondrideki kıvrımlı iç zardır. Krista iki tiptir: Tubulus (Tüp) şeklinde mitokondri: Uzantılar küçük tüp ya da
    Kaynak: KristaFrigya başlığı; yumuşak, kırmızı renkli, tepesi öne kıvrımlı, koni biçiminde bir başlıkt ır. Antik Çağ’da Frigya yerlilerince kullanılmış
    Kaynak: Frigya başlığıVaris, toplardamar ların fonksiyonel bozuklukları sonucu ya da kan akımının önündeki bir engel nedeniyle genişleyerek kıvrımlı bir hal
    Kaynak: Varis (hastalık)Büyük derinliklerde meydana geldiklerinden dolayı tam kristalli kayaçlardan oluşurlar ve kıvrımlı bölgelerde antiklinallerin veya kıvrımlı
    Kaynak: Batoliteliptik galaksi dir bu referans -404 not found- ile sonuçlanıyor Sarmal galaksi ler, tozlu ve kıvrımlı kolları olan disk şekilli yapılardır.
    Kaynak: Galaksibağırsak bu besinlerin kana girmesini sağlar. İnce bağırsak kıvrımlı bir yüzey yapısına sahiptir ki bu besinlerin bağırsak duvarından
    Kaynak: Bağırsakhareket eden taşıta en uygun taşıma /sürükleme oranını vermek için dizayn edilmiş, kıvrımlı veya düz, genellikle damla şeklindeki kesitlerdir.
    Kaynak: Kanat profiliBir kamışı bulunan kıvrımlı borudan, dem sesinde sürekli pes bir ses çıkar. Tulum, bunun yanı sıra çifte dedende bulunan çift kamışa üfürme
    Kaynak: GaydaCorcovado dağ treni, kıvrımlı bir yolu izleyerek dağın zirvesinin yakınına kadar gelir. 7 Temmuz 2007 tarihinde, Dünyanın Yeni Yedi
    Kaynak: Kurtarıcı İsa heykeliBu özellik, yani ısı transferi için kıvrımlı plaka kullanımı, ısı transfer katsayısını arttırmakta ve konvansiyonel boru gövde tipi
    Kaynak: Plakalı ısı değiştiricisi90’lı yıllarda Cindy Crawford ve Naomi Campbell gibi kıvrımlı hatlara sahip ve uzun boylu modeller revaçta iken, Kate Moss ideal model
    Kaynak: Kate MossAhkaf, surede sözü edilen “Ad” kavminin yaşadığı Yemen ‘de bir bölgenin adı olup, uzun ve kıvrımlı kum yığınları demektir. Konusu
    Kaynak: Ahkaf SuresiOsmanlı örneklerini koruyan kent, kıvrımlı yolları, çıkmaz sokakları, ahşap süslemeli bitişik düzenli, cumba lı evleri ile örf, adet ve
    Kaynak: Odunpazarı EvleriParçalar düz veya kıvrımlı desenler oluşturur. Güneş çevresinde “coronae” denen renkli halkalar oluşur. Kararsız bir atmosferde hafif
    Kaynak: AltokümülüsSapa doğru kıvrımlı şekil alır, sap üzerinde birazcık devam eder. Sapı 3-6,5 cm boyunda 0,8-2,5 cm kalınlığında, silindir şeklindedir.
    Kaynak: Lactarius salmonicolor

    Devamını Oku
  • maintain:

    İngilizce – Türkçe

    maintain anlamı
    fiil
    1) korumak
    2) sağlamak
    3) sürdürmek
    4) bakmak
    5) geçindirmek

    “maintain” için örnek kullanımlar

    EU seeks better passenger rights to maintain competitive edge in world markets.AB, dünya pazarlarında rekabet gücünü korumak için daha iyi yolcu hakları istiyor.Kaynak: windsorstar.comThey continue to maintain it at a low level in their cells and have not become sick.Onlar kendi hücreleri içinde düşük seviyede tutmaya devam ve hasta değiller.Kaynak: timesofindia.indiatimes.com21 to control consumer prices and maintain the naira’s level.21 tüketici fiyatları kontrol etmek ve Naira seviyesini korumak için.Kaynak: bloomberg.comIt regards maintenance as the means to maintain the functions a user may require of machinery in a defined operating context.
    Kaynak: Maintenance, repair, and operationsSingapore maintains diplomatic relations with 175 countries although it does not maintain a high commission or embassy in many of those
    Kaynak: Foreign relations of Singapore

    Devamını Oku
  • dış hatlar:

    Güncel Türkçe Sözlük

    dış hatlar anlamı
    ç. is. 1. Yurt dışı ulaşımını sağlayan yol. 2. Hava yollarında dış ülkelere gidiş dönüşün yapıldığı terminal: Türk Hava Yollarının dış hatlarda çalışan görevlileri.

    “dış hatlar” için örnek kullanımlar

    Görünen o ki daha uzun süre dış hatlar terminalini mesken tutmaya devam edeceğiz.It seems that more international flights terminal housing will continue to keep for a long time.Kaynak: gazeteciler.comDış hatlar da yüzde 50 indirimli olacak.The exterior lines will be discounted 50 percent.Kaynak: blog.milliyet.com.trDeniz altına indirilen tüp tünellerin içine raylar dış hatlar ile entegre olabilecek şekilde döşendi.Downloaded from the tube into the bottom of the sea tunnels to integrate with external lines laid rails.Kaynak: sabah.com.trHem iç hatlar hem de dış hatlar.Both domestic and foreign lines.Kaynak: haber3.com

    Devamını Oku
  • saçma sapan konuşmak:

    Güncel Türkçe Sözlük

    saçma sapan konuşmak anlamı
    abuk sabuk konuşmak.

    Türkçe – İngilizce

    saçma sapan konuşmak anlamı
    fiil
    1) talk nonsense
    2) blather
    3) twaddle
    4) talk wild
    5) blether
    6) piffle
    7) yak
    isim
    1) tell a long rigmarole

    Devamını Oku
  • pep talk:

    İngilizce – Türkçe

    pep talk anlamı
    isim
    1) moral verici konuşma
    2) canlandırıcı konuşma

    “pep talk” için örnek kullanımlar

    “It gave me a lot of confidence,” Ellis said of his early pep talk."Bu bana güven bir sürü verdi," Ellis onun erken moral konuşması dedi.Kaynak: chron.comHunter Pence: Sometimes, we all need a good pep talk from a pope.Hunter Pence: Bazen hepimiz bir papa iyi bir moral konuşması gerekir.Kaynak: insidebayarea.comDrew: He gets the credit for the pep talk on Friday in practice.Drew: O uygulamada Cuma günü moral konuşması için kredi alır.Kaynak: washingtonpost.comHe gets the credit for the pep talk on Friday in practice.O uygulamada Cuma günü moral konuşması için kredi alır.Kaynak: nbcwashington.com

    Devamını Oku
  • talk about:

    İngilizce – Türkçe

    talk about anlamı
    fiil
    1) hakkında konuşmak
    2) bahsetmek
    3) söz etmek

    “talk about” için örnek kullanımlar

    During my daily routine I would listen to people talk about getting high.Benim günlük rutin sırasında ben kafayı kişi hakkında konuşmak dinlemek istiyorsunuz.Kaynak: duluthnewstribune.comI’m not going to talk about my past; I’m going to earn your respect.Ben geçmiş hakkında konuşmak için gitmiyorum, ben sizin saygı kazanmak için gidiyorum.Kaynak: coloradoan.comIt was hugely interesting for us to talk about our different musical backgrounds.Bize farklı müzikal geçmişleri hakkında konuşmak için bu derece ilginçti.Kaynak: telegraph.co.ukHe is famously reluctant to talk about himself and doesn’t even seem to smile much.Kendisi hakkında konuşmak ünlü isteksiz ve hatta çok gülümseme görünmüyor.Kaynak: news.com.au

    Devamını Oku
  • brook:

    İngilizce – Türkçe

    brook anlamı
    isim
    1) dere
    2) çay
    3) ırmak
    fiil
    1) katlanmak
    2) dayanmak
    3) çekmek
    4) kaldırmak

    “brook” için örnek kullanımlar

    Work is taking place in a park in Worcestershire to prevent flooding from a brook.Çalışma bir dereden taşmasını önlemek için Worcestershire bir parkta yer alıyor.Kaynak: bbc.co.ukA brook is a small stream . The word may also refer to: People : Brook (surname) Brook Lopez , American basketball player. Brook Mahealani Lee
    Kaynak: BrookThe brook trout (Salvelinus fontinalis), sometimes called the eastern brook trout, is a species of fish in the salmon family of order
    Kaynak: Brook troutDepending on its locale or certain characteristics, a stream may be referred to as a branch, brook, beck, burn , creek, “crick”, gill
    Kaynak: Stream

    Devamını Oku
Sponsorlu Bağlantılar