celseyi açmak ne demek, nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Güncel Türkçe Sözlük

celseyi açmak anlamı
oturumu açmak: "Evvela Nihat bir nutukla celseyi açtı." -P. Safa.
Sponsorlu Bağlantılar

celseyi açmak ile en alakalı sözcükler ve anlamı

  • celseyi tatil etmek:

    Güncel Türkçe Sözlük

    celseyi tatil etmek anlamı
    oturuma ara vermek.

    Devamını Oku
  • yuvarlanış:

    Güncel Türkçe Sözlük

    yuvarlanış anlamı
    is. Yuvarlanma işi: “Nihat’ın yuvarlanışını gördükleri zaman kısık kısık bir kahkaha koyuvermişlerdi.” .” –P. Safa.

    Devamını Oku
  • kırmızılaşmak:

    Güncel Türkçe Sözlük

    kırmızılaşmak anlamı
    (nsz) Kırmızı bir renk almak, kızarmak: “Bembeyaz bulutlar kırmızılaştı / Sonra yavaş yavaş deminki renksiz / Göklere renk veren bir ziya taştı / Açılırken hülyalı enginlere biz” –N. Hikmet.

    Türkçe – İngilizce

    kırmızılaşmak anlamı
    fiil
    1) redden
    2) turn red
    3) blush
    4) go red

    kırmızılaşmak eş anlamlısı

    kızarmak
    (nsz) 1. Kırmızı veya ona yakın bir renk almak: “Nihat, yüzü kızarmış, alçak sesle söylendi.” –P. Safa. 2. Bazı sebze ve meyveler olgunlaşmaya başlamak, olgunlaşmak: Domatesler kızardı. 3. Utanç, öfke vb. duyguların etkisiyle, kanın yüze hücumu sonucu yüz kırmızı bir renk almak: “Ben utancımdan kulaklarıma kadar kızardım.” –F. R. Atay. 4. Yiyecekler tavada kızgın yağ içinde veya ateşte kırmızılaşarak pişmek: “Sofrada tarhana çorbası, kızarmış tavuk, bulgur pilavı vardı.” –Y. Kemal.

    “kırmızılaşmak” için örnek kullanımlar

    “Kalıp IX Fiilleri: iḥmárr/yiḥmárr “kırmızılaşmak“, iḥláww/yiḥláww “tatlanmak” “Kalıp X Fiileri: istaḥáʔʔ/yistaḥáʔʔ “haketmek”, istaʕádd/
    Kaynak: Mısır Arapçası

    Devamını Oku
  • imdada (veya imdadına) koşmak (veya yetişmek):

    Güncel Türkçe Sözlük

    imdada (veya imdadına) koşmak (veya yetişmek) anlamı
    çok zor ve tehlikeli bir anda yardım etmek: “Aşağı kattan gürültüyü işiterek imdadıma koşan annem evvela neye uğradığını bilememişti.” –Y. K. Karaosmanoğlu. “Neyse bu işte de otelci imdadımıza yetişti.” –R. N. Güntekin.

    Devamını Oku
  • neşesi kaçmak:

    Güncel Türkçe Sözlük

    neşesi kaçmak anlamı
    sevinci azalmak, kederlenmek: “O günden sonra Canan’ın uzun müddet neşesi kaçtı.” –P. Safa.

    Devamını Oku
  • ayağı alışmak:

    Güncel Türkçe Sözlük

    (bir yere) ayağı alışmak anlamı
    bir yere sürekli gitmek: “Ayağı buraya alışmasın, sonra yabancı misafirler varken de gelir, beni rezil eder.” –P. Safa.

    Devamını Oku
  • züppeleşmek:

    Güncel Türkçe Sözlük

    züppeleşmek anlamı
    (nsz) Giyiniş, söz söyleyiş, düşünüş, dil vb.nde, toplumun gülünç ve aykırı saydığı yapmacıklıklara ve aşırılıklara kaçmak, züppe olmak.

    züppeleşmek eş anlamlısı

    düşünüş
    is. 1. Düşünme işi, mütalaa: “Bütün bu düşünüşler, Nihat’ı Muazzez’e olan kininden kurtaramıyordu.” –P. Safa. 2. fel. İnsanın, özellikle davranışlarına yön veren ahlak tutumu ve düşünme biçimi.

    Devamını Oku
  • evvela:

    Güncel Türkçe Sözlük

    evvela anlamı
    zf. (evvela:, l ince okunur) Önce, ilk önce, ilkin: “Başını ellerinin içine alarak evvela kendini bir tartmak istedi.” –P. Safa.

    Türkçe – İngilizce

    evvela anlamı
    firstly

    evvela eş anlamlısı

    ilkin
    zf. (i’lkin) Başta, başlangıçta, önce, iptida: “Ortalıkta gergin bir hava esiyordu, ilkin yadırgamadım.” –A. Ağaoğlu.önce
    is. 1. Baştaki, geçmişteki bölüm, geçmiş zaman: “Demin söyledikleri bana sadece daha önce olup bitenleri düşündürdü.” –T. Buğra. 2. zf. (ö’nce) İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı: “Önce hep birlikte basın suçunu tarif edelim.” –B. Felek.

    “evvela” için örnek kullanımlar

    Sonucun evvela ülkemize hayırlı olması temennisinde bulunmak isterim.I would like first of all to make our country better outcome wished to be.Kaynak: yeniadana.netO topraklarda kazanmış, evvela o topraklarda yatırımını yapmalı.He won the land, first of all should invest in those lands.Kaynak: guncelgazete.comEvvela bunun kolay hazmedilecek bir görüntü olmadığını kabul edelim.First of all, it's easy to assume that an image hazmedilecek.Kaynak: haberx.comKonuya girmeden, fotoğraftaki 81 devrimcinin adını sıralayalım evvela.Thread entering, firstly sort the photo, the name of the 81 revolutionaries.Kaynak: haber.sol.org.trEcdadımız Kayı-Han kabilesi gelince evvela Doğu tepesine (konak yerine) yerleşmiş, halen konak yeri bellidir. Halim Ağalar sahiplenir.
    Kaynak: Yakakayı, TepebaşıYazıtlar evvela kültür tarihi,sonra kimin tarafından niçin yapıldığını göstermesi bakımından önemlidir. Yazının kazıldığı taşın üzerindeki
    Kaynak: YazıtSilahtar yapmak istedikleri zülüflü ağayı, aşağı koğuşlardan birinde de olsa, evvela bir fermanla has odaya aldırtmış ve sonra da
    Kaynak: SilahtarTarihe 93 Harbi olarak geçen 1877 senesindeki Osmanlı-Rus Savaşından sonra, Türk topraklarına göç eden Marşania ailesi evvela Sivas’a
    Kaynak: Uzuntepe, SivasÇapı 40 cm kadar olan kasap tepsisi içerisine ilk evvela keçi (seyis) eti ve bilhassa kaburga (iyevü) kemiklerinden oluşan pirzolar
    Kaynak: İskilip tepsi kebabıKireçlik işlemi bitmiş deri dolaplarda evvela suni gübre (amonyum sülfat ) ve enzim ilavesiyle derinin bünyesindeki kireç ve enzim
    Kaynak: Dericilikİlk gelenlerden olan Manqa Mustafa (Lüy) Akaylar evvela Kırıkkale ilinin Keskin İlçesine bağlı Ahılı köyüne gelip yerleşmişler.
    Kaynak: Polatyurdu, KeskinCephesi tamamen alçak kabartmalarla bir biblo gibi işlenmiş sanat eserinin metruk, perişan halinden son derece üzüntü duydu; evvela yarısı
    Kaynak: Bereketzade çeşmesi”Roman ve hikâye yazarken konunun evvela asıl canlı noktası, amudi fıkarisi (belkemiği) gelir. Bu amudi fıkaridir ki bana yazmak arzusunu
    Kaynak: Reşat Nuri Güntekinevvela Umurlu nahiyesinden sonra Aydin vilayete ,taruza Topyatagin dan Yörük Ali Efe ,Kepesten Demirci Mehmet Efe,Cayyüzü ve Tellidede
    Kaynak: Mestan EfeYirmibeş yaşlarında iken sarayı humayum hamlacılar ocağına girmiş evvela saltanat kayığında, sonra tebdil kayığında kürek etmiş, bu ocakta
    Kaynak: Deli Abdullah PaşaTıpkı İkbal gibi o da evvela kendi milletine, sonra İslam dünyasına ve nihayet tüm insanlığa seslenir. İkbal, uzun bir uykuya dalan Şark’ı
    Kaynak: Selahaddin Halilov

    Devamını Oku
  • kapışmak:

    Divanü Lügati’t-Türk

    kapışmak anlamı
    kapışmak

    Güncel Türkçe Sözlük

    kapışmak anlamı
    (-i) 1. Birlikte bir şeyin üzerine üşüşüp aceleyle almak, kapmak. 2. (-le) Kavgaya tutuşmak: “En yakın arkadaşı bir romancımızla bu konuda kapıştığı geceyi unuTamam.” –H. Taner. 3. (nsz) Kavgaya girmek: “Her seferinde kıyasıya kapıştıklarını, nahak yere kalp kıracaklarını sanıyor.” –A. İlhan. 4. (-le) Hırsla güreşe başlamak.

    Türkçe – İngilizce

    kapışmak anlamı
    fiil
    1) scramble for
    2) take on
    3) snatch
    4) claw

    kapışmak eş anlamlısı

    kapmak
    (-i) 1. Birdenbire yakalayarak, çekerek almak: “Bir hamlede atıldım. Evvela tabibin elinden defteri kaparak fırlattım.” –H. Z. Uşaklıgil. 2. Isırıp parçalamak. 3. Koparmak, kıstırmak: Makine parmağını kapmış. 4. İşitir işitmez veya görür görmez bellemek ve öğrenmek: Bir müzik parçasını kapmak. 5. Yer ayırmak, yer tutmak. 6. (nsz) Bulaşmış olmak, geçmek: Hastalık kapmak. Huy kapmak.

    “kapışmak” için örnek kullanımlar

    İşte bu bahadır bu dev ayıyla kapışmak üzere bir gün yola çıkar. Bulduğunda da ayıyla kapışmaya başlar. Uzun süren bu mücadelenin
    Kaynak: Abakan Nehri0.6.0 sürümünden itibaren, bilgisayarın oluşturduğu botlarla (robot oyuncu) kapışmak da mümkün hale gelmiştir. OpenArena’nın bir kısım Quake
    Kaynak: OpenArena

    Devamını Oku
  • muvakkat:

    BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü

    muvakkat anlamı
    geçici. ~ tescîl: geçici yazım.

    Güncel Türkçe Sözlük

    muvakkat anlamı
    sf. (t ince okunur) Geçici: “Her muvakkat memuriyet odası gibi sade ve dağınık döşemeli bir yere girdiler.” –P. Safa.

    Türkçe – İngilizce

    muvakkat anlamı
    temporary

    muvakkat eş anlamlısı

    geçici
    sf. 1. Çok sürmeyen: “Bunu evvela gençliğe mahsus geçici bir heves zannettim.” –P. Safa. 2. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı: “Eğer yazmaktan para ve ün gibi iki geçici kıymet ve zevk elde edemezsem acaba yazı yazar mıydım?” –H. E. Adıvar. 3. Bulaşan, bulaşıcı. 4. is. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu: “Onları sokakta gördüğünüz zaman adi bir geçiciden farklı bulmazsınız, sanırsınız ki bir yazıcı ticarethanesine gidiyor.” –C. Şehabettin.

    “muvakkat” için örnek kullanımlar

    Bazı kaynaklarda Acem nikâhı ya da muvakkat nikâh (geçici nikah) da denir. Etimoloji: Sözlükte “kendisinden faydalanılan şey” anlamına gelen
    Kaynak:

    Devamını Oku
Sponsorlu Bağlantılar